
Zamanın izleri o kadar belirgin ki gözlerde,hiç geçiştirilecek gibi değil.Zaman o kadar yakın ve o kadar uzak ki..yarın,dün ve bir yıl öncesi,on yıl sonrası..Çoğu kez korkutucu,çoğu an yanıltıcı,çoğu zaman acımasız..
Bakınca öncesine alınan darbeler insanı yoksullaştırmıyorsa,zenginleştirmiyor da.. darbeler yalnızca kalınlaştırıyor!Ruhu,kalbi,gözleri,teni..Yaşamı kalınlaştırıyor..Hatta nasırlaşıyorsun.Donuk bir kalp ve bir çift göz..Dimdik bir duruş ama içerde tüy kadar hafif bir yürek..Uzağa korku yakına acı vererek umarsızca salınıyorsun ortalarda.Bir zamanlar diyor insanlar.Bir zamanlar nasıl da .....
Boşluklar geçmiş için,boşluklar unutulanlar için,boşluklar değişenler için..Aynalar bile tanımıyor geçen günlerden sonra seni yahut sen seni tanımıyorsun aynalarda.Gözlerine her derin bakış,bir önceki yıllanmışlıkları anımsatıyor.Yıllanmışlıkları ya da yılmışlıkları..Yıldırıyor da bazen zaman..Vazgeçiveriyorsun en'lerinden,bırakıveriyorsun başka bedenlere yalvarmayı.Ruh karardıkça kararıyor,umursamaz,aldırmaz tavır aslında geçmişi yasını tutuyor..
Değiştiriyor zaman! İstemesen de hayatından haksız yere hak isteyenlerden soruyorsun hesabını.Haberleri bile olmuyor çoğu zaman..Sen kendince erimeye devam ediyorsun..Bir mum gibi eriyip bittikçe sen,gölgen daha da büyüyor sanıyorsun.Yandıkça sönüyorsun belki de..
Bir zanlı lazım belki de kolundan tutup parmaklıklar ardına ataibleceğin.Gözlerine bakıp,zaman yerine,geçen yıllarının yerine, unutamadığın anlarının yerine,içinde kalanlarının yerine acını kuasabileceğin bir ''şanslı'' lazım belki de..
Nasıl da ihtiyacın var ona! Nasıl da geri gelmiyor diye yanıyorsun.Geri gel!Yeniden başla..sıfırdan en baştan..Akrebinle yelkovanına hükmetmek bu kadar mı zor !! Öyle istiyorsun ki saniylerini.Bir gecenin gününü geri istiyorsun.Aynı güneş doğsun istiyorsun sabahına.Olabilseydi bu dediklerin nasıl da bir aşk duyardın zamana karşı.Oysa ne kadar fazla o kadar az..Ne kadar şans o kadar yanlış..Ne kadar zaman o kadar yalan...
Geçip gitmeli o..sana kıyarak,seni vurarak,seni sarsarak..Belki de seni duymayarak.Öğrenmen lazım onu duyarak kendini duyurmayı.Saniyeler gözyaşlarında durmaz hiç bir zaman..Durmuş bir saatin yalnızca pili biter,gücü değil!Yelkovan usulca geçer dakikalarından..Akrepse düşünmene yardım eder bir zaman daha durarak aynı yerde..Yelkovan kovalar akrep kaçar..Zaman usulca pırıltılar saçı acına,sevincine ve ruhuna dokunur ...
Hala on ikiyi gösteriyorsa akrep,rahatlama hemen..huzurun yelkovan akrebine kavuşana kadar ...
Bakınca öncesine alınan darbeler insanı yoksullaştırmıyorsa,zenginleştirmiyor da.. darbeler yalnızca kalınlaştırıyor!Ruhu,kalbi,gözleri,teni..Yaşamı kalınlaştırıyor..Hatta nasırlaşıyorsun.Donuk bir kalp ve bir çift göz..Dimdik bir duruş ama içerde tüy kadar hafif bir yürek..Uzağa korku yakına acı vererek umarsızca salınıyorsun ortalarda.Bir zamanlar diyor insanlar.Bir zamanlar nasıl da .....
Boşluklar geçmiş için,boşluklar unutulanlar için,boşluklar değişenler için..Aynalar bile tanımıyor geçen günlerden sonra seni yahut sen seni tanımıyorsun aynalarda.Gözlerine her derin bakış,bir önceki yıllanmışlıkları anımsatıyor.Yıllanmışlıkları ya da yılmışlıkları..Yıldırıyor da bazen zaman..Vazgeçiveriyorsun en'lerinden,bırakıveriyorsun başka bedenlere yalvarmayı.Ruh karardıkça kararıyor,umursamaz,aldırmaz tavır aslında geçmişi yasını tutuyor..
Değiştiriyor zaman! İstemesen de hayatından haksız yere hak isteyenlerden soruyorsun hesabını.Haberleri bile olmuyor çoğu zaman..Sen kendince erimeye devam ediyorsun..Bir mum gibi eriyip bittikçe sen,gölgen daha da büyüyor sanıyorsun.Yandıkça sönüyorsun belki de..
Bir zanlı lazım belki de kolundan tutup parmaklıklar ardına ataibleceğin.Gözlerine bakıp,zaman yerine,geçen yıllarının yerine, unutamadığın anlarının yerine,içinde kalanlarının yerine acını kuasabileceğin bir ''şanslı'' lazım belki de..
Nasıl da ihtiyacın var ona! Nasıl da geri gelmiyor diye yanıyorsun.Geri gel!Yeniden başla..sıfırdan en baştan..Akrebinle yelkovanına hükmetmek bu kadar mı zor !! Öyle istiyorsun ki saniylerini.Bir gecenin gününü geri istiyorsun.Aynı güneş doğsun istiyorsun sabahına.Olabilseydi bu dediklerin nasıl da bir aşk duyardın zamana karşı.Oysa ne kadar fazla o kadar az..Ne kadar şans o kadar yanlış..Ne kadar zaman o kadar yalan...
Geçip gitmeli o..sana kıyarak,seni vurarak,seni sarsarak..Belki de seni duymayarak.Öğrenmen lazım onu duyarak kendini duyurmayı.Saniyeler gözyaşlarında durmaz hiç bir zaman..Durmuş bir saatin yalnızca pili biter,gücü değil!Yelkovan usulca geçer dakikalarından..Akrepse düşünmene yardım eder bir zaman daha durarak aynı yerde..Yelkovan kovalar akrep kaçar..Zaman usulca pırıltılar saçı acına,sevincine ve ruhuna dokunur ...
Hala on ikiyi gösteriyorsa akrep,rahatlama hemen..huzurun yelkovan akrebine kavuşana kadar ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder