
Kağıda dökülen yalnızlıklar ve suslar..
Yazacak çok şey var,ancak hiç bir şey yok.
Söyleyecek çok şey var belki ama dinleyen de yok
Kendince söyler,kendince yazarsın sen!
Kendine ima her cümlen
Gelin de sensin,kızında.
Pay olmalı oysa insanlara
Anlamak bu kadar zor olmamalı acıyı
Belki de işlerine gelmiyordur sevecenlerin.
Ne sevecen ya!
Düşüncesiz birer yeryüzü kimliğinden öte değil hiç biri.
Bu kadar kızgın olmak da doğru değil aslına bakarsan
Kimin seçimiydi ki böyle ve öyle hayatlar
Kim bilebilirdi ki rollerin çok önce dağıtıldığını
Kim anlayabilirdi yaşamadan ne olacağını ve neden olduğunu?
Sana söylüyorum!Evet,evet..Sana söylemekteyim
Öyle mi sanıyorsun yoksa
Bir derdinden büyük bin derdi olan bir beden olamaz mı zannediyorsun?
Bu kadar körlük hepimize fazla.
Daha dikkatli bak artık insanlara,yüzlere..
Bakmakla yetinme,görsün o nurdan gözlerin..
Daha dikkatli bak şimdi gözlere ve adımlara
Tökezleyen bir adam kadarsın sen de
Dalıp giden bir çift mavi gözün derdinden büyük değil derdin
Bilemezsin şuracıkta oturan kadının ruhunun ağırlığını
Kıyas edemezsin acılarını bilinmezlerle
Daha iyi bak bu yüzden artık varlıklara
Kim bilir kaç yokluk var bedenlerini sarmış,zihinlerini kanatan
Kim bilir kaç tane sen var içlerinde senden habersiz gezinen...

2 yorum:
Bu yazınıda çok beğendim, izin verirsen senin imzanla kendi bloguma eklemek istiyorum :] Gerçekten kendini çok iyi anlıyorsun...
çok sağol :) ekleyebilirsin tabi çok sevinirim hatta..
Yorum Gönder