11 Ağustos 2008 Pazartesi

Sonsuz Borç




Her yol çıkar ve her yol çıkmaz.Bir gün olurda sona gelirsek pişman olmadan ve huzurla nokta konmalı.Gözler biraz daha derinleştiğinde ve her bir çizginin altına bir hayat daha gizlendiğinde,hesaplar yarım kalmamalı.

Geri de bırakılan her bir tohumun çaresizliğine sığınmak!
Her gözün karardığında ilk akla gelendir en değerli şeyin...ve benim düşerken tutmak istediğim el de ordaydı.Babamdı!
Sana tutunan ve senin dalındı evin.

Yaşanılanların her geçen gün bir adım daha kendini geriye attığı,acıların her yeni günde bir kez daha tazelendiği ve her seferinde aynı gün öldüğü zamanlar çoğalıyor.

Oysa hepsine sonsuz borçlarım var.Acılarıma,sevinçlerime,o küçük kız çocuğuna,o ufaklığın üzerinde ki o adi ellere bile teşekkür ederiz.Her kir biraz daha aydınlattı o ufak bedeni ve bu garip genç kızı.
Şimdi sık sık kapatıyorum gözlerimi hayata.Her uyandığımda bir kez daha bakıyorum güneşe ve içimden geçenlerin zamana sarıldığını görüyorum....ve ışığın,karanlığın tozu olduğunu görüyorum her defasında.

Şarkıda dediği gibi birileri bize çok acı getirdi!Oysa şimdi hepsi en temiz dostlar gibi,hepsinin elleri ellerimde ve gözleri gözlerime öylesine cesaretle bakıyor.

Bedeninde ve ruhunda kalan yaralar...Siz en büyük dostsunuz bu akla.Krili eller,kötü diller...hepsi bugün burda benim içimde ve sizin gözlerinizde.Unutuldu sanılanlar bile unutulmaz hiç bir zaman.

....Ve şimdi hepiniz benim işte.O yüzden midir bilmem buz gibi buralar.Keşke biraz daha sıcak olabilseydi ya da birileri o sıcaklığı ellerime verseydi!

Hiç yorum yok: