Dilersen unutmaya çalış.Bu gece uyumak için.Oysa mümkün değil.Bu saçma sapan,alıkça düşünceler yakanı bırakmıyor.Onun kalbini hissediyorsun.O emin değil hala.Senin sımsıkı tutunduğun ipe senden güç alarak yaklaşabiliyor.Halbuki ipi uzatan da oydu.Şimdi her zamankinden daha da yorgunsun.Şimdi daha da korkak ancak bir o kadar da yılmaz durumdasın.Bildiğin,o kadar emin olduğun o yanlış sonuca ulaşmak istemiyorsun.Bunu duymak istemiyorsun.Ancak gerçekse ya...Ya biraz sonra giderse!Ruhunun sessizliği herkesi yasa boğabilir.
Gözlerin..Onlar öyle bakıyor ki şimdi,neşe dolu.Ancak öyle anlar oluyor ki saydamlaşıyorsun.Sevigini de korkunuda saçıyorsuh her yere...
Kokusunu hissediyorsun.Şu sigara dumanlarının arasında hatrından gelen canlı bir geçmiş.Buğuların arasında onun en masum saatlerini görüyorsun.Bunu yaptıkça ne oluyor.O bir başkası ve sen de öyle.Nedir ona bu kadar iten seni.Bir sebebi olmalı,bunu da anlamak için yıllar geçmemeli...
...Oysa beklediğin yalnızca bir çift söz.Ondan asla duyamayacağını hissettiğin bir çift söz belki de.
Nedir bu paranoyaklık.Senden nefret etmeye başlıyorum.Seslerini göm artık içine bir yerlere.Hepimiz duymak zorunda mıyız sanıyorsun.Hayır!!Kaçmak değil bu.Yalnızca susmak.Bilir misin nasıl bir şeydir,bağardıkça susmak.Öyle bir gelir ki o haller,konuştukça sen durur herkes.Bakıp,ne dediğini anlamaya çalışırlar.Halbuki özel hiç bir şey istemiyorsundur ya da dile getirmiyorsundur.Sen,senden söz ederken bile onları duyarsın ve hiç bir zaman yalnız kalmak yetmez sana.Çünkü artık hiç yalnız kalamıyorsun.Senden bir tane daha var bu oda da.Öylece durup sana bakıyor.Daha geçmişten,daha toy,daha umutlu ve daha hüzünlü.Gözlerinde ki o kalıcı yalnızlığın nerden geldiğini şimdi anlıyoruz.
Hakkımda
- korkunç akıllılar
- Delilik kayda değer bir gelişmedir! DİKKAT BURASI BİR ANI DEFTERİ NİTELİĞİ TAŞIMAZ!!
3 Temmuz 2008 Perşembe
29 Haziran 2008 Pazar
Bu Gecenin Karmaşası

Gerginim bu gece yine.Anlamsız değil,sadece hafızam daha güçlü bu gece.Yaşanılan,tadılan,tadılamayan;acı,huzur,mutluluk,sancılar...Hepsi bir elden zihnimde kol geziyor..Varettiğim,aslında olmayan anlamlarım.Yaşamıma anlam katıyor dediğim ancak;yaşamımı bir kaosa sürükleyen takıntılar.Hepsi bu gece aynı yerde,zihnimde hazır olda sanki...
Bir korku var içimde.Belki de yalnızca bu sebepten.Beklediğim ama asla gelmeyecek olan gelecek sanrılarım.İstediğim fakat;çok zor olan gerçek tebessümler.Sıfıra indirgenmiş soru işaretleri ve saf huzur...Yanlışın ve doğrunun çok da değer taşımadığı bir akıl ve bir yaşam.Kelimelerime kusurlar veren o karışık kıvrımlar...Yalnızca sizin içinizde yaşamım,eğrilerim,doğrularım...
Bir aç kalıp,bir kaç duvar..Bir bombaya ihtiyacım var ya da daha sağlam kalıplara.Daha diri duvarlara..İçinde boğulmadığım ancak gün ışığı sarhoşu da olmadığım bir kalıba ihtiyacım var belki de...
...Ve Ben de Şimdi Şöyle Böyle

Hadi anlat artık...Bir şeyler söyle.Gideceğim yolu göster bana.Bu halde ne tarafa dönsem dört duvar.Kapı bile yok ya da var ama...Ben mi görmüyorum bu kupkuru,dört duvarın renklerini.Üzerinde rengarenk resimler var ama ben mi farketmiyorum!Seni göremeyen ben miyim yoksa?Sanırım okuyamıyorum ben seni...
Nerde sevinçlerim!Hani buradaydı,daha az önce.Belki de yalnızca biraz dikkatsizimdir.Tamam öyleyse,bir kez daha bakıyorum binlerce kez baktığım yerlere.Her bakışımda biraz daha yıkılıyor bu duvarlar.Sıvaları da dökülmeye başlamış.Anlayamıyorum,ben mi okuyamıyorum seni?
Buradan çok netsin aslında.Siyah ve beyaz kadar belirgin bir gri.Yalnızca önünde ki o perdenin buğusundan oluyor tüm bunlar.O perdeyi de kaldıramıyorum ben.Oysa izin versen,belki biraz daha bana yardım etsen.Öylece durup bakma bana.Bulmamı bekleme seni bu kadar çaresizce ya da bu kadar zor şeyler isteme benden.Yolu açar ruhumun içinde ki benzerlerin belki ama;sana vardığımda ne halde olurum bilmiyorum.
Belki de seni arayanı görmek istemiyorsundur.Belki de beklediğin kadın olmadığımdandır bunlar.Yanıldığını mı düşünüyorsun ya da düşlüyorsun.Öyleyse bu buğular senin düşlerin mi,bu perde düşüncelerin olabilir mi?Hadi biraz daha yardım et bana.Yenileri hafızama almaya çalışırken hatırlamaya çalışıyorum seni.Özlemini bir kez daha söylesen...Fakat tabi bir özlemin var mıdır ki?Oysa anlamak istemediğim şeyler var benim.Zamanında anladıklarımla yetinmeye çalışıyorum,yetiştirmeye çalışıyorum o günleri bu saçmalıklara.Oysa bakışların da yok şimdi...
Hadi ama komik oluyor bu oyun..Yakında gülmekten ağlamaya da başlarız.
Uzak ama yakın olmak mı istiyorsun.Peki nasıl olacak?Yeterince uzakta mısın ya da yakın olmak için o kadar uzaktayken,elinde neler var.Çiçeklerinin kokusu buraya ulaşmıyor.Meraklanma sen ne kadar uzaktaysan ben o kadar yakınım sana.Ancak benim ellerim sana ulaşan,çiçeklerinin kokusunu almak için.Senin bir çaban yok sanki.
''Çiçeklerim var biliyorsun,kokusuna ne gerek var'' diyorsundur şimdi.Oysa ben nerden bilebilirim ki,yaşıyorlar mı eskisi gibi...Bana çiçeklerinden gönder biraz ya da ellerini...
Sen hep öyle duracaksın değil mi?Çünkü sen öylesin ve ben de böyle...
Ne garip herkes bildiği gibi,bildiği kadar...
Ya değilsen,ya daha fazlası varsa.Söylemeye mi çekiniyorsun ya da ben kendimi bu kör kuyudan çıkarmak için saçmalıyorum değil mi!
Acıklı şimdi.Bu halim çok acıklı.Histerik düşüncelerle seyiren bir deli gibiyim.O kadar vahim ha!
Şimdi ben bekliyorum.Ben gitmeyi sevmem,gidenleriyse hiç!Ben şimdi bekliyorum;çiçeklerini özledim,kokusunu özledim...Hadi bana biraz yardım et!Özlemime biraz yol verde benden çıksın gitsin artık...
...Ama sen öylesin,ben de böyle...Bildiğin kadarsın,bildiğim kadardım.
Sen öylesin ve ben de şimdi şöyle böyle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)