25 Temmuz 2008 Cuma

SESSİZCE



Bunca birikmiş yükle sabretmek artık çok zor.Öyle tükettiler ki bütün iyi niyetleri,artık gülen yüzler bile yalnızca birer sıfattan ibaret kalıyor.Yanlışlıkla yapılmış,yanlışlıkla sürdürülen ve yanlışlıkla çalınanlar bunlar.Hiç bir şey bilinçli değil,öyle ya bu yüzden affetmek gerek.Sımsıcak yüzlerle,donmuş ruhlarla affetmek gerek.Sanki çalınanları geri vermişler ya da sanki öyle bir şey mümkünmüş gibi bakmazlar mı sana!Uyanmadan uyutmaya çalışmaktan başka bir şey değil bu.

Ne vardır oysa değil mi?Herkes acı çeker,herkes ağlar bu dünyada,bu sebepten de doğaldır olan biten her şey.Ne olursa olsun,dilersen onların attıkları çelmelerle tüm dünya yıkılsın ve sen de altında kal.Yine birileri çıkıpta ''çekilseydin'' diyecektir.Kimse kabul etmek istemez ne de olsa mutluluk hırsızı olduğunu.Neyin ve kimin olursa olsun!Kaçmak en namuslusu gelir onlara.Onca nutkun değeri kalacak sanarakta devam ederler anlatmaya.Hayatı cahillikten dinlemeni isterler.

Artık hiç sabrın kalmadı!Atılan çığlıklara,yüksek seslere gücün kalmadı.Hep sustun ve içine kustun yine her şeyi.Hep sessiz sessiz kaçtın sen.Büyüdükçe büyüdün ancak diri diri gömüldüğünü göremedi kimse.Çukuruna bile sığamadığını göremediler.Gözlerine bakmaya kimsenin cesareti yoktu anlaşılan.Gerçeği görmeye kim dayanabilirdi ki..

Ya söylenecek olupta söylenemeyenler.Bir gün kaçarsa ağızdan kim kalkabilecek bunca yükün altından.Vicdanının çığlılarını ancak canlarıyla ödeyebilirlerdi herhalde.Oysa can istemiyoruz biz,bedel istemiyoruz.Biraz huzur,biraz mum kokusu istiyoruz yalnızca,öyle hoş bir eda diliyoruz...

Oysa bu oyun körebeden farksızken!

Daha ne istiyorlar anlamıyorum.Yıllardır sıkıyorum ben de yumruklarımı.Yumruklarımın içinde biriktirdiklerim.Nefretlerim...Oysa kinden nefret ederdim ben.Yine de artık unutmak yok hiç bir şeyi.Yumruklarımda eriyemeycek bundan böyle olan bitenler.Gözyaşlarımı onların içine akıtmayacağım artık.Onlar birer sabır taşı olmayacak.Onlar benim cümlelerimi savuracak artık her yere.Hepinizin yüzüne çığlıklarımı onlarla atacağım.

...Ve vicdan da yok artık.Acımakta öyle..Nefret kokar mı?Hem de öyle bir kokudur ki yıllarca onunla uyur,onunla yer onunla içersin.Gün gelir nefret artık sensindir.

...Ve hep aynı şey olur.Sen bu kabusun en derin yerinde savrulurken derin bir nefesle uyanırsın.Bilirsin ki onun elleri hala seninle.Onun yüce dilekleri seninle..

.....Ve bir süre daha susarsın onun için.Şükürlerinle beraber,yumruklarına sığınırsın yine derin bir nefesle!

+Yani sen yine en iyi bildiğin şeyi yaparsın!

22 Temmuz 2008 Salı

Uzunca Başlangıcın İçinde



Canını yakmadan olmaz!
Kanatmadan..
Dökülüyor onun için şimdi saçlarımız
Bizim olana sahip değiliz artık
Meğersem ait olmak yokmuş,
Hiç bir bedene,hiç bir serinliğe,hiç bir nefese
Gözlerin bile senin değilmiş
Öyle ki kendinden dışardasın belki de
İçerde zannederken ellerini,dışardan bakıyor bedenin.
Kendimize misafiriz şimdi de..
Kalıcı mı geçici mi?
Uzunca mı,kısa mı?
Yolun neresinde bırakırız kendimizi?
Yol bile bize ait değilken...
Yıkıldığımız yerde tükenir bedenlerimiz
Bir başka ruha bayır oluruz.
An vardır yalnızca seninle olan ve hepsinden daha çok senin olan..
Bu uzunca başlangıcın içindeyken farket olanı biteni.
Öyle geçir ki zamanı bedeninden doy ona..
Damağında kalmasın hiç bir geçmiş günün lezzeti
Tadını iyi öğren ki daha yenilerini görmen kolay olsun.
..Ve tabi bitmeyecek zannetme
Bu düşün de bir sonu olacaktır elbet.
Son olanın tadından daha güzeli yoktur hiç bir zaman
Biteceğini bildiğinden midir ya da tüm lezzetleri yeniden hissettiğinden midir?
Bilinmeyenin acı tatlı renklerinin içinden düşersin bir çukura.
Öyle zengin bir sofrada ki son düşündür ölüm!
Sana ait olan anların en uzunu ve en eşsizidir ölüm!
Uzun bir başlangıcın keskin sonudur.
Tıpkı buraya göçtüğün gibi,oraya doğarsın şimdi de...

Olması Gerektiği Gibi




Hala reddediyorsun..
Hala içindesin ama dışarda görüyorsun kendini..
Hala oyundasın..
İstediğin kadar kenarda kal ama saklanamayacağın çok açık..
Korkuların ve huzursuzlukların var
Suçu hayata atmakda ısrarcısın..bu rahatlatıyor..
Oysa nedenleri var..
Ama kör olmak ışığı seçmekten daha kolay..
Karanlık dost ama sinsi..
Görmek istemediklerin üstü örtülü
Ama bu orada olduklarını değiştirmez..
Kaçıyorsun..
Bu kadar mı korkutucu hayat..
Bu kadar mı sindin içine..
Kendinden bu kadar mı vazgeçtin..
Ve gerçekler..yanında..
Küssün onlarla..
Sırtın dönük..Yüzün ayna..
Hesaplaşmaların derin..
Ve cesaret...
Işığın karşısında ve aynada olmak..
Ve cesaret..
Var olanla barışmak..
Aslında her şey olması gerektiği gibi..

İyi&Kötü



24/6/2007 - İyi&Kötü(Eski blogdan)

Kaptırdığım suların derinliği çok açık
Ama korkmak saçmalık...
Çok geç olduğu zaman endişeler hep saçmalıkdır zaten...
İsteyerek ve bilerek girdiysem eğer hikayeye
Tüm kahramanlar yük artık üzerimde
Ölsem desem mesela ki iyiler hep kazanır hikayelerde
Olmaz sanırım...
Terketsem desem,ki iyiler bırakıp gitmez ...
O zaman vazgeçeceksin bir şeylerden..
Ya erdemlerinin iplerini sereceksin yerlere
Ya da melekcilik oynamayı sürdüreceksin
Mümkün olsaydı eğer çok isterdim
Yanlışlarıma rağmen iyi ve erdemlerime rağmen
Arada bir kötü olmayı ...yani aslında insanca yaşamayı
Ve hayır demeyi..öğrenmek isterdim...
Ve öğretmek isterdim
Hayır dedinildiğinde cehennem kılıçlarını hazır etmemeyi
Ve evet denildiğinde cennet bahçelerinin çiçeklerinden
Taç armağan etmemeyi...
Çünkü kılıç adalet için kan,
Çiçekse öldürmek için bahar kokar bazen...
Oysa henüz yeterince büyümedim
Ki hiç bir zaman büyüyemeyeceğim yeterince
Şimdi yirmilerdeyim,kırklar var
Yarın kırklarımdayken ben,onların altmışları olacak
Ve öğretmek için sonunda hep çok erken olacak..
Oysaki erdem biriktirdiğin yıllardan değil
Ruhun hamurundan gelir...
Oysaki bilgelik katettiğin fi kilometre yıldan değil
Ruhunun ışığından gelir...
Bunları da öğretmek isterdim ama dedim ya..
Ben henüz yeterince büyümedim...
Ve işte bu yüzden,ne iyi ne de kötü olabildim
Yanlışlarıma rağmen iyi,erdemlerime rağmen
Arada bir kötü olamadım bu yüzden...
Belki de ben de bir şeyi kaçırdım bu arada
Belki ben de yanlışlarıma rağmen iyi ve erdemlerime rağmen
Arada bir kötü olmalıydım..
Hem de size rağmen...
Ve insanlığın tanımı değişmişken..
Belki ben de bunu öğrenmeliydim ..
Bilmem...


24/6/2007 - Kayboluş..(Eski Blogdan)

Bana söylenilenleri sende duydun..sende duyunca ağladın..ama hiçbir şey yapmadın.
Bir küçük umudu sende taşıdın..sende ağırlığında hırpalandın..ama umudundan caymadın.
En tepede için boşalıp dağlara yük olana kadar bağırdın…ama sende yeniden
dolup taştın.
Tek bir kez yapma denileni yaptın..ama sende kendini kendin olmakla çok suçladın.
En başındayken en sonuna vardırdı endişeler..ama sen henüz sonda değildin..
Gülünç olan her şey gerçek olmaya başladı birden..ama sen gülemedin o sulu şakalara..
Geceleri kendine döndün,kendine sordun en çok…ama sen orda değildin..
Endişeler en yakınındaydı artık aniden…ama zaman kayıptı uzun zamandır..
Ne..neden..niçin…kim içindin acaba …yanıtlar çoktan verilmişti ve sen duymamıştın aslında …
Aitliğini aradın uzun uzadıya,bağlılığını…ama onlar senden sıyrılmıştı bir boşlukta …
Yol boştu artık bomboştu.. o uzun belirsizlikte bildiğin tek şeyse yürümekti kendiliğinden…
Zaten dursan ne olacaktı ki…ne fark edecekti manasızca gitmekten..
Geçmiş sandığın gibi gelebilir miydi gerinden..ve dursan yakalayabilir miydi seni..
Bir ihtimal belki…
Sen yoktun,duyguların yoktu öyle ki zaman da yoktu…ama korkuların vardı sınır tanımayan…
Her şeyi yitirdiğin anda bile durmanı engelleyen gölgeler vardı zamanından kalan…
Hiç cesaret edemedin onları yanında taşımaya..ama sen onları kucaklamıştın çoktan..
Geriden alıp,önüne koymuştun yoktan yere …ama sen kaybetmiştin seni …
Ve çıkıp içinden ben baktım sana…
Seninleyken görmediğimi ..sen sensizken anladım aslında… En iyisi mi senle ben mesafe koyalım artık aramıza…

Geçmiş olsun




26/6/2007 - Geçmiş olsun..ne kadar geçmeyeceğni düşünsende...(Eski blogdan)

Kayboldu boşlukda tüm sözlerim..
Kilitli cümleler kurmuştum az önce..
Bitenler için..
Geri gelmeyecek olan zamanı anlamaya çalıştım..
Ve anlatmaya..
Bir hata yapınca böyle oluyor ...
Sesiz,dalgın ve derinden gidiyorsun..
Aslında bir fırtınasın o an ama sadece esiyorsun..
Bir hata yaptım ve şimdi esiyorum sadece..
Koca fırtına,bir tüyü savurabiliyor yalnızca...
Yine de geri getirmiyor hiç olan biten ...
Yeniden başlatmıyor,kaldığın yerden devam etmene izin de yok...
Sen yanıyorsun da bak!!!
Bazen kıvılcımlar ısıtır ama...
Kendin kazdıysan çukuru düşünce çırpınmada zaten..
Saçmalık yapma daha fazla....
Gün ışıdı işte..
Bugün az önce dün oldu bile..
Ve yanlışın hala sende ...
Ne oluyor diye bir bak istersen...
Bir yas var biten gerçek anların için..
Biten en güzel zamanların için..
Senin elinde olanlar ve olmayanlar..
Doğru olduğunu söyleyenler ve yanlış olduğunu..
Belki de hepsi senin yüzünden..beceremedin gerçekte..
Aslında bu sensin..kabul etmeyi reddetsende..
Kanatan bir kurşunsun..kuru sıkı gibi dursanda..
Ne olursa olsun değişmeyen şeyler var yine de..
Yeniden dönmeyenler..
Merak etme geçecek bu da ..
Çünkü zamanın ruhu yok ve kalbi...
Sen bile beklemiyorsun ki seni..
Ki...zaman beklesin..yanılmamak lazım..
Ve kandırmamak gerek kendini..
Sen,o ....siz...
Olmayacak tekrar tüm bunlar..
Elinde olanlar yetmez bazen seni durdurmaya ..
Hata da olsa apaçık...sersemce doğruluğunu sınarsın..
Ama her sınama bu kadar acı verecekse eğer..
Artık bu durakda beklemem ben..
Kilitli cümleler kuruyorum yine..
Açıkca anlatmaktan daha açık bu bence..
Olanlara böyle sövüyorum aslında..
Hiç sonbahar taze bir çiçeğe acıdı mı..
Çöktü yine üstüne kuruttu onu...
Ve bugün az önce yarında olacağı gibi dün oldu yine..
Hem de sen bu haldeyken..
Henüz dalgınken..
Sen yas içindeyken..
Açlık,savaş,kan ve ölüm için durmadıysa bu zaman..
Senin kalbin içinde durmayacak inan..
Dünleri biriktirmeye devam edicez hep beraber..
Geçmiş olsun..sen de kalanlara..
Geçmiş olsun..ne kadar geçmeyeceğini düşünsen bile..

Olması Gerekenlerle Olanlar



Kanla karışıyor bazen her şey…olması gerekenler ve olanlar ayrı yerlerde..Çok yorgun ve çok amaçsız ruh..sanki üzerinden dev yıllar geçmiş..sanki sınırsız aptallıklar..
Vurulduğun zaman kan akar ..normal olan budur..ama her vurulduğumda kanları kimse görmüyor buralarda…sırf bu yüzden bir daha ve bir daha vuruluyorsun..
Sanki az önce ölen de sen değilmişsin gibi..
Kıpırdamaya çekiniyorsun artık….can çekişmeye..
Sende istemediğin şeyler yapıyorsun artık..yapmam dediğin..sanki biraz değiştin..
Gözünden yaş gelip aktığında eskisi kadar şaşırmıyorsun ve ağlattığında..
Çok sesli bu hayatta her kafadan bir ses çıkarken sen kafaları sayıyorsun..
Ne kadar çok o kadar yanlış…ne kadar söz o kadar yalan..ve hepsi sende..
Sonsuz bir istek var içinde…ruhunu uçurmak..buralardan kaçırmak ama yine buralarda olmak…
Belki de yanlış insanların hayatında saçma sapan bir yalnızlıksın…
Ne olman gereken yerdesin ne de olması gerekenler sende …
Peki bu kadar yanlış olabilir mi her şey..sen hala hayattayken..
Sen henüz bunların arsındayken…hala yanlışlar olabiliyor mu…
Ve sen tamam mı diyorsun olanlara..
Hiçbir şey olması gerektiği gibi değil ama sen hala varsın öyle mi!!
Yalan işte…yalan bu…sen varsan neden hala bu kadar kabullenilemez her şey..
Sen aslında yoksun..suretin burada olabilir ama sen burada değilsin..
Kalbin uzakta,ruhun nerde bilmiyorsun bile,hislerin kayıtsız …
Ve sana ait saniyeler bomboş..adın burada ama zihnin saklı..
Olması gerekenler ve olanlar ayrı yerlerde…
Sen darmadağın ve amaçsızsın.. sınırsız bir aptallıksın..
Ve tüm o dev yıllar senden ibaret..kendi üzerinden geçip duruyorsun..
O kadar tanımsızsın ki,kendi ayaklarını bile tanımıyorsun..
O kadar kayıpsın ki,savurduğun yerde kalmış her şey..
Toplamaya halin yok..o kadar yorgunsun..
Hep aynı yerde gözlerin ..belki geri dönecekler sen toplamadan..
Ama o kadar doğru olmuyor hiç bir şey..
Olması gerekenlerle olanlar hep ayrı yerlerde oluyor ne de olsa!!