13 Ağustos 2008 Çarşamba

....

Sembe bu gözler,görmüyorlar hiç bir şeyi
Bildiğin gibi değil ve anlaşılan bildiğim gibi de değil
Her şey büyüyor...
Adını koyamadığın hislerle beraber saklanıyorlar hayatına
Sızmış şimdi hepsi,yalnızca uyuyorlar
Uyurken bile birer iğne hepsi
Sanki görmediğimi düşünüyor ya da kandırdığını
Oysa bu ipler aynı ipler
Çocukken de oynamıştık ya hep beraber başka yerlerde..
Bir çınar ağacı var bir de gölgesi
Gölgesi olanlarla yaşamak zordur çınardan uzakta...
Nefesine kast eden ve düşlerimi bileyenle kavgalı
O,en doğru şekilde yanlış!
Oysa bilmiyor insan ve dinlemiyor
Sanki kanayınca daha çok öğrenecek ya da ıslanınca gözler...
Oysa asıl söz geçmeyen daha içerde soyuyor seni
Ruhunu arındırıyordur sanıyorken sen yalnızlaşıyorsun bir insan daha
Ve paylaşmanın ümidi bunlar,tek bir kez solmadan açabilme umudu...
Güneşte erimeden,yağmurda çürümeden büyümenin hevesi hepsi..

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Sonsuz Borç




Her yol çıkar ve her yol çıkmaz.Bir gün olurda sona gelirsek pişman olmadan ve huzurla nokta konmalı.Gözler biraz daha derinleştiğinde ve her bir çizginin altına bir hayat daha gizlendiğinde,hesaplar yarım kalmamalı.

Geri de bırakılan her bir tohumun çaresizliğine sığınmak!
Her gözün karardığında ilk akla gelendir en değerli şeyin...ve benim düşerken tutmak istediğim el de ordaydı.Babamdı!
Sana tutunan ve senin dalındı evin.

Yaşanılanların her geçen gün bir adım daha kendini geriye attığı,acıların her yeni günde bir kez daha tazelendiği ve her seferinde aynı gün öldüğü zamanlar çoğalıyor.

Oysa hepsine sonsuz borçlarım var.Acılarıma,sevinçlerime,o küçük kız çocuğuna,o ufaklığın üzerinde ki o adi ellere bile teşekkür ederiz.Her kir biraz daha aydınlattı o ufak bedeni ve bu garip genç kızı.
Şimdi sık sık kapatıyorum gözlerimi hayata.Her uyandığımda bir kez daha bakıyorum güneşe ve içimden geçenlerin zamana sarıldığını görüyorum....ve ışığın,karanlığın tozu olduğunu görüyorum her defasında.

Şarkıda dediği gibi birileri bize çok acı getirdi!Oysa şimdi hepsi en temiz dostlar gibi,hepsinin elleri ellerimde ve gözleri gözlerime öylesine cesaretle bakıyor.

Bedeninde ve ruhunda kalan yaralar...Siz en büyük dostsunuz bu akla.Krili eller,kötü diller...hepsi bugün burda benim içimde ve sizin gözlerinizde.Unutuldu sanılanlar bile unutulmaz hiç bir zaman.

....Ve şimdi hepiniz benim işte.O yüzden midir bilmem buz gibi buralar.Keşke biraz daha sıcak olabilseydi ya da birileri o sıcaklığı ellerime verseydi!

Bildin Mi?



Gökyüzüne kaç defa anlam katarak baktın acaba?
Yıldızları kaç defa gözlerinle değil de gönlünle süzdün?
Kaç defa sevdin,hiç aşık olabildin mi?
Kaç defa dostuna sarılarak ağladın?
Hayatın yüzüne tüm bunları yaparak kaç defa delirmişcesine kahkahalar attın?
Bu oyunu kuralına göre oynamayı denedin mi hiç?
Hiç bir defa alttan alarak üstte kalmayı becerdin mi?
Hiç yendin sanırken yenildiğin oldu mu peki?
Gözlerinin içine bakıp da hey be koca aptal diye çığırdın mı hiç?
O koca aptaldan yanıt alamadığın oldu mu acaba?
Konuşmuyorsa bil ki bir şeyler yanlış gidiyordur...

Peki ya sen adam?
Bilemedin mi sevginin nerde olduğunu?
Kalbinden ve ruhundan önde yolladığın aklına mı takıldın da öylece durduğun yerden bakmaktasın?
Hiç denedin mi bir kere olsun biraz kendinin dışına çıkabilmeyi..
Hiç denedin mi gözlerinin içine her baktığında yıkılan o kadına yardım etmeyi?
Aklından bir kez olsun geçmedi mi canının yanıyor olduğu?
Ya da hiç göremedin mi sınırların içinde yüzerken dışında kalanın da aslında seninle olduğunu?
Hiç hissetmedin mi huzurun bir lokmasını?
Senin hep durduğun yerden onun sana koşar adımlarla yaklaştığını da mı görmedin?
Peki sen şimdi onun yorulduğunu da göremezsin haliyle...
Umarız görmüyorsundur da zaten..
Eğer bile isteye büyüyorsa bu koca mesafe,kör olmanı tercih ederdik hepimiz!

Sen de kadın!
Sen de hiç anlamadın mı gözlerinde ki boşluğu?
Sesinde ki tek bir tonun bile seninle olmadığını...
Tek bir hatacıkla elinde ki yarım kalemiyle nasıl da hızla seni karaladığını da görmedin mi?
Aklının çemberine ikinizi birden takıp ordan oraya savurduğunu sen de mi görmedin?
İsteyerek mi bu sürüncemen yoksa!
Dayanıyorsan neden?
Savaşmak mı geliyor içinden yoksa boğuşmak mı?
Kanlı mı bitsin istiyorsun yoksa hep şimdi ki gibi yaralarla m büyüyelim?
Ya yara alacak yerin kalmazsa neyin kalıcak geriye meydana atacağın?
Böyle mi olsun istiyorsun sen de?

Durmak lazım dedi o!
Beklemek ve dinlemek lazım sesleri...
Senden olanı sevmek kolaydır ancak ya tanımıyorsan bu ruhu,bu teni,bu gözleri!
Sen koşarken yoruluyorsan durmak lazım...
..Ve sen dururken acımıyorsan sevgilinin tükenen nefesine
Sınırlarınla beraber yok olman lazım!
Sen seviyorsan eğer dillenmen gerek canana!
Seviliyorsan da taşının güzelliğine rağmen bükmen lazım kendini...
Yok ne o yola ne de bu yola uğruyorsa keyifleriniz
Acıyla yoğrulmuş ruhunuza şerbet gerekmiş demektir!