
Kum…
Yargılamıyorum.
Güneş…
Bazen sıcacıkken bu defa da nefes alamıyoruz…
Sesler…
Duyduğumuzu zannediyoruzdur, belki yalnızca boşluğun yankısı…
Kaçış…
Yüzüstü bırakmak ve hala dimdik durabilmek…
Bakışlar…
En sevdiğinin ki bile bazen bir hançerse, körlük bir nimet belki…
Sözler…
Umduğunda bulduğun karşılıksız küfürler…
İhanet…
Sessiz gecenin örtüsünün gün ışığının yırtıcı aydınlığına malup olması…
Vicdan…
Azabından kuruduğun, yerle bir ettiğin hayatların kabuslarında ki fotoğrafları
Ten…
Buz gibi ve lüzumsuz…
Gözyaşı…
Yanlışının kabulü ya da pişmanlık değil de, vicdana temas muhabbeti…
Düşünce…
Soyut bir dünyada ,cennet gibi bir hayatın sebebi..
İkrar…
Dürüstlüğünü göstermek isterken, yalanlarını kanıtlamak…
Deniz…
Kurtuluşunun, sonsuz kucağı…
Gökyüzü…
Yeryüzünden uzak ve daha az çukurla dolu…
Yıldızlar…
Ta ki onlar gibi parlayana dek…

2 yorum:
Harika bir yazı olmuş, tüm kelimeleri kendi görüşüne göre tanımlamışsın... Ve daha önceki yazılarınıda takip ediyorum, hepsi birbirinden farklı güzel. Yazılarının devamını diliyorum :]
Çok teşekkür ederim...yorumun sevindirdi beni:)umarım devamında da bu şekilde verimli olabilirim :)
Yorum Gönder