3 Şubat 2009 Salı

DİLBER



Dilber yanına bırakmış ruhunu.
Haset eden güleç bir suratı da var.
Önce korkutan sonra ısıtan ardından ateşe veren bir güneş.
Öyle bir güneş ki sıcağında boğulurken
Yokluğunda buzdan parçalar indiriyor ruhlara.
Dilber güneşi bu kadar olsa gerek.

Bir tür mahkumiyet ilan edilmiş bedenlerinde.
Gardı olan olsaydı çürümezdi şu çalılıkların ardında.
Kaybolunan orman,lanetin pençesinde kavruluyor yıllardır.
Dilberin kral olduğu ülkenin adı bu orman.
Çalılıklar hapis,toprak sanki bir bataklık...

Kaçacak yerler yine kendi içine dönüyor.
Gökyüzü yardımcı olmalı diye beklerken
Kuzey ve güney birbirini yalanlıyor.
Tek iş beklemek şimdi.
Güneş battığı yerden yeniden doğacak diye.
Korkmak faydasız,
Bedenin kıyameti güneşin eline düştüğü gün!

Hiç yorum yok: