
Sakil ve uygunsuz..
Bunaltıcı sesi ve cümlesiz halleri
Bir gün belki de yorulacaktı insancıklar yalandan ölümlerden
Sadece bir tül kadar asil zannederken kendini
İçi dışı bir,bir hayvan olma yolundaydılar…
Fırtınanın sağlığına…
Boz günlerin ve öyle zannedilen ki şerefin …
Dibine vurduğunda belki görülecektir
Çöken asaletin küflenmiş derisi…
Mec etmişlerdi biz susarken,
Koyu koyu yalanlar ve gizlenesi namert namuslar
Kus şimdi bütün gücünü..
Sözde büyük büyük müptelaların vardı ya
Onlar hazır etmişlerdi seni bu namert sofranın gülü olmaya
Şimdi sızan şeyin adını verin bana
Ne intikam kadar ateş var ne baş okşayacak kadar şefkat!
Ne kahkahalar attıracak bir comedi bu,
Ne elleri kanlı bir trajedinin son sahnesi..
Bu yalnızca boş bir sahnenin, havalanmış toz bulutu…
Kör gözlerin görebileceği işte en fazla bu !

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder