
Filin rüyası uçmakmış…
Onun gibi bir şey bu da
Kanda pişen, yürekte mideye sindirilen macun gibi bir aşk
Nasıl çarpıyor kalbim sanki birazdan yerinden fırlayacak
Oraya buraya sıçrayıp rezil edecek sanki beni
Riyasızdır ama, bilirim onu
Hep aklına esendedir ilk önce gözü
İster doğru dilerse yanlış
Bir mecmuanın ilk sayfası olmak istiyor bazen
Hatta ağır bir tramvaya karşı…
Kendi gibi biliyor her yahniyi
Ya tabii, o ve diğerleri
Ağır sancılar içinde, kabuksuz, kravatsız ve fi tarihinden kalma bir hikayeyle
Memnun musunuz şaheserim?
Maktulün bile yok ortalıkta ki sen hala aynı durakta esir!
Bu aynı ciğerlerine çok güvenerek dalış yapmak gibi
Vurgunu ihtimal dışı sayarak!
Ki vurgun en yakın ihtimalle çığlıklar atarak sana doğru koşarken
Senin umarsız, kemiksiz dilin ve bedenin…
Kamyonun altında kalmış gibi
Yani ya ölü ya da …
Hiç dondurma seven bir sevgilin oldu mu şaheserim?
Yani çikolatalı ya da meyveli bir tercihi olan
Yoksa seninkiler hep şu fark etmez tayfasından mıydı?
Hani neli olursa olsun mideye indiren,
Yeter ki dondurma olsun da, otuz beş derece ateşim diyen
Yani önünde sonunda ölen!
E şaheserim sen bilemezsin tabi yaz sıcağında kavrulurken
Ve serinliğe bu kadar yakınken bir tercih gözetmek
Sen bilmezsin, saçma!
Damdan atlamış saksağan ben bir aslanım diye çığırarak
Ölmüş sonra yere çakılıp…
Filin rüyası uçmakmış…
Onun gibi bir şey bu da...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder