Kemirgenim diyorsun,kabuklu ağaçlar gibi
Kabuk bağlamış yaralar gibi
Köpüklü bir el uzanıyor ciğerime
Yalnızca anlattıklarını duyuyorum
Anlatılanlar hikaye..
Bir tek ucuza satılan mahçubiyetine üzülüyorum
Kaybolduğun sokağın başında
Şeklini bilmediğim bir el için ağlıyorum!
Elimi göğsüme koyup yasladığım sancıya
Kadim bir dostmuşcasına bağlanıyorum
Her geçen gün,geçmeden benden
Tel tel düşen yastıklı gölgelerin
Medeni kanamasına kaptırıyorum kendimi!
Senin gibi onun gibi herkes gibi yapıyorum
Bozulmuş süt gibi kokuyorsun bazen
Bazen çiçeklerin şahı gibi
Bazen bir zehrin merhemi sanıyorken seni
Kezzap gibisin,yanmış serseri ki beceremiyorsun da itliği!
Savrulmaya alıştımsa ben gocunmam şu halime
Yalnızca sorular boğuyor insanı
Bir celsede tek cüzde
Merak ettiğim memleketlerin kokularına uçmak istiyorum
Burdan fizana kadar kaybolup
Kavrulmak istiyorum!
Derine girdiysem çıkamamam normal
Aklımı yitirdiğimi sanıyorsun
Delice diyorsun,acınası belki
Oysa güldüğün sürece gözyaşlarıma
Tuzunda ilk önce sen kavrulacaksın
Kabuksuz tenin!
Önce sende tınlayacak bu bozuk ritim!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder