Mesaiye kaldım dün gece
Her gece olduğundan farklıydı
Başım,kopuk başım mütemadiyen taşındı avuçlarımda
Avuçlarım nasırlaştı derdinden
Dün gece ipsiz bir kuyuda mesaiye kaldım
Nedenlerin peşinden koşup,sonuçlarda sıkışıp kaldım
Sabır sabır diye saç tellerimden çekerken boncukları
Bir tesbihten ilahi nameler okundu kulaklarıma
Böyle bir gecede mesaide unuttum kendimi
Çok uyandırmak istedm,
Yeri,göğü ve seni...
Böyle bir gecede dışında kaldım rüyaların
Öyle derin bir sessizlikte
Yersiz yurtsuz çığlıklara maruz kaldım
Ki nedendi bu denli çığlık çığlığa çocukca haykırışlar
Kör ebe olduğumu da bu yazık gece de anladım!
Hiç bir lafı yoktu onların,onlar ki
Zamanında en derin,en yakın,en yürekten sarhoşlardı
Onlar ki,inkarcı,kumarbaz,tutarsız aşklardı
Dilleri tutulmuştu zalimlerin,
Gözleri konuşuyordu ahmakça
Ve devrik cümlelere kalmıştı kala kala adım
Onlar ki beni bir gece mesai de unutmuşlardı
Sarsmadı hiç bir soluk tenli sefil,uyandırmadı
Ki öyle güzel uyutmuşlardı,en güzel ninnilerle,
Emeğe ihanet olamazdı!
Dün gece öye bir mesaide unuttum kendimi
Kendi kendime kazıdım,çukurumu daha da yonttum
Daha da derine daha da sonda aradım geleceği
Oysa geleceği dışında bırakmıştım bu mesainin
Ki mümkün müydü,öncesiz bir sonradan bahsetmek
Ve fakat korkular,kayıplar,kazançlar,kirli ve duru sular
Hepsi benimdi,hepsine içtim,hepsine dua ettim
Ruhumdan geçen her dakikayı yudum yudum seyrettim
Dün gece mesaideydim ya hani
Bu sabah sonsuz bir izinde uyandım!
Yer,gök,sen ve benle yapayalnızdım!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder