6 Nisan 2009 Pazartesi

Otuz Üç Kere Şapşal!

Bu fotoğrafı daha önce görmüştüm ben
Aynı yerde çekmişlerdi
Herkes otuzüç kere şapşal,peynir kadar beyaz...
Patlayan flaş,kör etti gözleri
Soluksuzdu insanlar,
Herkeste bir tabakhane havası!
Yetişsek yorulduğumuza,geciksek şurda durduğumuza değmeyecek''miş''!
Gibiydi bir de her şey...
Var gibiydi,güzel gibiydi
Tebessümler kahkaha,gözyaşlarıysa tebessüm gibiydi
Kördü elalem ve yaralıydı her diş!
Şu saat tık tık ediyor ya
Aynı bunun gibiydi sesleri de
Her bir yanımızda milyonlarca saat
Milyonlarca akrep ve yelkovan saadeti!
Ve aklımda bilmem kaçıncı yılın kaçıncı gününden kalma
Mosmor anılar!
Hatıraların delikli çuvalından,göğüs boşluğuna akan çerçevelenmiş film şeritleri...
Hepsi ait, hepsi sahipsiz!
Korkular fikirsiz...
Üşümeyi çağrıştıran hayaller ve
Büzüşmeyi anlatan riskler
Yağmur tadında bir ıslaklık
Üzerine yapışmış dünden kalma kumaş parçaları
Turuncu üzerine gider mi yağmur...
Esmere sarı ne zevksiz olur!
Dünden kalma sohbetler akılda
Unutulmuş sanılan esirlikler
Unutuldu zannedilen kafirlikler
Özlediğim fotoğraflar ve kimliksiz yüzler
Özlediğim cimcimeler,küçükler,
Küçük olan evler,odalar,bahçeler...
Özlenen sözler,tutulamayan sözler,yarım sözler,manasız sözler...
Yani bu fotoğrafı daha önce görmüştüm ben!
Herkes otuz üç kere yalnız ama hala peynir kadar beyaz!

Hiç yorum yok: