Bana bir düş verin.
İçinde kaybolabileceğim bir sır.
Bana dünden kalma bir bugün gerekmez.
Siz bana dokunmayın en iyisi
Kim demiş zaman öylece akar gider diye
Zaman eskitir giydiği her bedeni
Dokunduğu her ruh ispatıdır ateşinin
Öyleki kesişen yollar destekçisidir
Tanıdık yüzler komşusu.
Yangınına körük olur kötülük,
İyilikse nacizane bir cana tutunur
Yarına dek!
******
Soğuyup akan ellerim mi
Gözlerimi ışığını kaybeden
Bedenim mi öylece gençken çürüyen
İçinde bıraktığım sessizlik mi onu böyle körelten
Attığı adımı göremeyen adamın ezdiği ilk beden
Vurduğu ilk ruh,kaybettiği ilk oyun
Oyun zannettiği ilk gerçek!!
Kim bilirdi ki durmaksızın sızlayacak bu yara
Gün geçtikçe dibine çökecek bu acı
Olağan sayılacak tüm gözyaşları
Tüm tebessümler sıradan kalacak orospu kahkahalarının yanında
Dik duruyorsun diye, kamburunu isteyecekler
Bükülmeyen bedeninse ruhunu gömecekler
Doyana kadar aç kalacaklar!
******
Kim görebilirdi ki yarını bugünden
Sır gibi saklıyorum içimi
Sır olup düşeceğim yola
Kapanırsa bunca kapı yeniden
Sırtımı sıvazlayacağım naif bir yalnızlıkla
Tek kelime edilmeyecek bundan sonra
Cümle içinde geçmeyecek sureti
Sıfatı yok sayılacak,
Hiçbir zaman yok olmadan ölecek
İçimde can çekişen bu aşkın adı
Aşk bile olamayacak dillerde
Ruhum bunalmış, öyle diyorlar
Kalbimi hissetmeyecek kadar hem de!
Yazık…
Sağ mı çıktım şimdi ben bu savaştan?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder