Şimdi ucuz bir kapağı var bu nefesin
Süslü püslü,
Kuşe kağıt bulamadık basmaya
Sayfaları eksik biliyorum
Saman kokuyor, eskiler gibi biraz
Geçmişi geçmişe emanet edemiyorsun burada
Soluksuz, çürümüş, hesap soran küçük bir kız
Koşuyor hep peşinden
Sen sildikçe o yazıyor
Üşenmiyor, yorulmuyor
Yeniden yeniden diriliyor
Her çığlıkta, her kapı çarpıldığında
Her çatık kaşta, her gece
Her yalnız uyuduğunda
Ve her sabah uyandığında
Mis gibi ekmek kokusu duymak istiyor
Uzun kış gecelerinde
Yıldızların gölgesinde, bembeyaz çatılar
Bir fincan kahvenin nasıl boğazına dizildiğini hatırlıyor
Bir damla gözyaşı,
Bembeyaz geceyi vuruyor
Senin ki hesabı yanlış kişiye soruyor
Karşılıksız çekler, yanlış babalar
Yaka paça kapının önünde şimdi küçük kız
Kapının önü, eksik sayfaların yeri
Battıkça içine inceden,
Ve ancak o kadar acıtabilecek derin sızılar
Battıkça etine, ruhun ağlar…
Bilsen ne kadar korkunç bir masal bu
Çoktan adını kaybetmiş olan
Her yerde bir hikaye gördüm
En acıklısının içinde değildim elbet
Kötünün iyisine tebessüm ettim,
Kahkahalar duydum yanı başımda
Kötünün iyisine tebessüm ettim!
Tebessümlerim,
Yanağımdan süzüldü yavaşca…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder