26 Şubat 2009 Perşembe

Ne küçük çocuklardık...



Fikrine kapılıyorum
Bir iki üç...
Tıp dedikçe çığlıklar atıyor vücudum
Aşkın hak denildiği yerde
Tam da o yıllarda
Çaldırdığım masumiyetimi
Sonrasında sattım beş kuruşa
Alt ettiğim yıllara yazık
Kaf dağında unuttuğum ak cemalim!
Saf değildim,şapşl değildim inan...
Üşüyordum,korkuyordum,özlüyordum
Kum tanesinden kızıl küllerini
Bir iki üç...
Tıp dedikçe çığlıklar atıyor vücudum
Sabrımın tak ettiğim yerde
Tam da o günde
Seni gözden çıkardım ki sen bırakmasaydın
Caddeler karıştı sonra,sokaklar değişti
Suretin bozuldu,suretin kayıp
Suretin satılık!
Ne küçük çocuklardık,
Çokta büyümüştük haddimizce
Söz verirdik birbirimize
Saklardık sevgilerimizi,
Nice vebalarla seviştik
Ten rengimizi unuttuk
Kuruttuk geceleri,sabaha sakladık
Uçukladık sonra ruhun en hassas köşelerinde...
Çok geçti çoktan karışmıştık bizde
Kafiyesiz,haysiyetsiz,solgun tebalara
Bir iki üç ...
Tıp dedikçe yorgunduk artık!
Konuşmuyorduk bile
Zamana kazılmış tebessümler
Dönüp baktıkça küfrediyordu sanki
Allı pullu boyalı saksılar gibiydik!
İçi çürük dışı cümbüş hediyelerdik!!

Hırpani

Hatırlıyorum..
Unutmaya imkan var mı!
Henüz kaç gün kaç gece oldu
Yılı haketmiş bir sessizlik
Oysa hala yeni güne doğmamış gibi...
Yüzünde ki arsız gülüşle anma sevgili günlerimi
Teleffuz etme nadir sevgimi
Ben bir şafağa sıkışıp kaldım
Sırıtma pezevenk gibi!
Nasıl bir savaştı ki
Kim kazandı kim kaybetti?
Sen bir cesedin makyajlı hali
Ben bir ceset ne olmuş yani!
Vurdumduymaz,kokuşmuş,
Yalnızlık kafiri serseri!
Hiç utanmadan merak etmesen bari...
Seni sattım haberin olsun!
Anılarını sattım!
Aşkını,aşkını da sattım!
Hem de saf ve perakende...
Dağıttım yalnızlara..
Yani düşün ben bir adamı sevdim
Aynada kaybettiğin adamı
Şimdi bu kim ki!
Bu zavallı bir hırpani!!

Surların dibinde

Pencerem kışa bakıyor
Bembeyaz bir buhrana
Pencerem aslında anılara bakıyor...
Gözlerim tavanda nakşediyor kendini
Bir kaç damla var bekliyor
Surların dibinde...

Koca koca kalelerdendi bedenim
Gümüştendi asaletim
Demir gibiydim,demir!
Ki sefillikmiş meğer,kastetmişim!

Benimkisi bir adım değilmiş
Daha dibimde ki sancağı göremezken
Ben bir uzun atlama şampiyonu
Hem de fakir!

Yüzüm çamur,suskunluğum nasip
Sürüne sürüne öğrendik
Yavaş yavaş ve mahir!