22 Temmuz 2009 Çarşamba

Çok güldün diye ölmemiş hiçbir mutluluk

Yollar uzun ve ucu kayıp
Güneş nasıl parlaksa umutlarım öyle
Gün geceye dönerken, mutluluklarım sanrıya
Bildiğim tek şey, yılmadığım yaşamaktan!

Bekliyorum, kelimelerim ne çok şey söylüyor
Bekliyorum, beklemeyi seviyorum.
Kovalanmıyorum ki hırçın bir rüzgar tarafından
O geldiğinde yüzümü okşasın isterim uğultusu.

Nadasa bıraktım tüm kalabalıklarımı
Onlar varlar, ben var ettikçe
Onlar yoklarsa, ben yüzünden yine.

Canım gülmek istiyor,
Canım ağlamak çekti şimdi
Tuzlu tuzlu ışıltılarım dudağımda kurusun
Canım gülsün diye sonrasına,
Evvelinde hüzne vurulmam gerekmiş
Öğrendim…

Meğer acılar sadist değilmiş
Meğer onlar haberciymiş tebessümlere
Bir acının sonucu tebessüm olabilirken
Her tebessüm acıyla sonuçlanmazmış.

Bildiğim tek şey yılmadığım hayattan
Bildiğimden belki,
Bir mutluluğum, yanağımda ki şu tatlı gamzem
Kim bilir hangi acının hediyesi!
Korkmak saçmaymış gülmekten
Çok güldün diye ölmemiş hiçbir mutluluk.

21 Temmuz 2009 Salı

İçimde bir çocuk ölüyor

Çok kuvvetli birini tanıyordum
Arka sokakta kaybettim izini
Kabuk bağlamış yaraların soyulması ne acı,
İşte acıdım öyle!
Usanmadan aynı yerlerime vurdular
Sözler, hiç değişmiyor
Zannediyorum ki ben beş yaşımdayken de duyardım bu sesleri
Yanlış biliyormuşum!
Değişmiyor yine de…
Ambalaja aldanmamak gerek
İçinde yanan ateşi söndürmeye yetmez
Parlak, cilalı, albenili, pembe panjurlu evler…
Gülen suratlar masallarda kaldı….
İçimde kanat çırpıyor yaralı bir kuş
Cinnet geçiriyor sabırlı bir evlat
İçimde bir umut ölüyor,
Özleyerek, bekleyerek, korkarak
İçimde bir kadın ölüyor
Tersine gidiyor yolları
Önünde ki ilk uçuruma dikiyor gözlerini
Gökkuşağına asılı kalacak rüyasında
İçimde bir çocuk ölüyor
Hiç istemediği kadar sevgi dileniyor yaratanından
Bilmediği şeyleri soruyor
Çocuk zor sorular soruyor, kısacık
Yüzüm kızarıyor, mutluluğun sözünü veremediğimden.
Aynaya bakıyorum,
Upuzun simsiyah saçlı, kırmızı kadifeli,
Gözbebekleri cam gibi…
Küçük hüzünlü yüzüyle zamana sıkışan ufaklığı arıyorum
Arka sokağımda kaybettiğim,çok kuvvetli birini arıyorum!!

19 Temmuz 2009 Pazar

Bilindik talimler acıdan yana

Birinden diğerine hızla geçiyorum
Acının çeşitleri iz bırakıyor hafızamda
Kimliksizmiş gibi gelen
Tüm cümlelerin sahiplerini buluyorum zamanla
İçimden geçen zamanları anlatıyorum
Yüzümden geçen gölgeleri
Kalbime vuran intihar elçilerini
Zamanla sizleri de anlıyorum!
Unutmak için çaba değil zaman gerekiyor diyorlar
Zaman geçiyor,
Biriktikçe geçmek bilmeyen zaman
Üzerimden kaldırmıyor cesetleri
Kokularını hala duyuyorum,
Günahları üzerimde…
Anladım ki diyorum
Anladıkça kaybolduğumu bilerek!
Anladım ki sen de yoktun, ben de
Tek kişilik bir suç işleyemedik
Aşk hiçbir zaman birimizin gölgesi olamadı
Yanlış yerde, yanlış insanlardık.
Anladım ki, raslantılar yutabilirdi hayatları!
Gençliğimin en güzel günleri,
Yanık tenli ve buruk bugünler de…
Öyle aklıma geldikçe dinlediğim şarkılar
İzlediğim filmler,
Önümden hızla geçen cümleler
Anlattıkları aynı,
Fısıldadıkları ruhuma...
Bilindik talimler acıdan yana…
Sana dön diyemiyorum şimdi,
Sana hiç dön demedim öncesinde de!
Aklımda kalanları söylediğim günü bilirim ben.
Ardımı dönüp giderken,
İçimden akan anıları bilirim
Sana hiç dön demedim
Bıraktığın gibi kalamadığımı bilirim yalnızca
Dönenin sen olmadığını bilirim
Unuttuğunu,harcadığını,aldattığını bilirim ben!
Sana dön diyemiyorum,
Hafızamı çoktan kirlettim,
Umutlarımı harcamaktan yoruldum
En önemlisi,
Söyleyeceklerimi çoktan unuttum!