Geçmiyor içindeki yaralar
Ağırlaşıyor kabukları
Seviyorsun geceyi artık gündüz kadar
Gündüzlerin aydın olmasa da ışıkları kabul ediyorsun artık
Gömülmesen de toprağın altına
Kime göre zor ölüm, kime göre zor hayat
Müşküliyetler cennetinde cehennemi ararken
Esasen kaybolduğunu anladığında biraz geç oluyor
Vakit gece yarısını yedi dakika geçti az önce
Ve büyük bir buhranla yazıldı camda ki buğuya adın
Sadık bir acısın inan ki, hiç bitmiyor sancın.
Gittiğin yerleri bilmiyorum, kaldığın odaları
Sattığın parçalarından da haberim yok
Ama geçmiyor içindeki yaralar
Ağırlaşıyor kabukların
Seviyorsun belki artık geceyi gündüz kadar
Fakat biliyorsun ki,
Bir daha gün doğduğunda ve mevsimlerden güze yakınken
Batıramayacaksın bu kadar cesurca sevinçleri
Ki kendinden çaldın en çok satır satır
Kaldır desem şimdi o mağrur perdeyi yüzünden
Altında ki çocuktan korkarsın,
Ölmekten korkarsın, gülmekten
Ve en nihayetinde sevmekten korkarsın
Birkaç cümle içinde mutluluktan korkarsın
Hiç bitmeyecek hatıralardan, göz bebeklerinden
Ruhundan korkarsın…
Kaldır desem şimdi o mağrur perdeyi
Gözyaşlarından korkarsın,
Belki insan olmaktan!
Ve belki de korkmaktan utanırsın…
O perdeyi aralasam şimdi azıcık
Gözlerime bakmaktan korkarsın!
