16 Ekim 2010 Cumartesi

Biz kaç kişiyiz

Zincirlerini kırmış gibi hızlıca koşuyorum
Kovalayan yok, kovaladığım yok
Koca bir hiçlik bulvarında
Kayda değer bir nimet aradığını sanarken
Kaybolmak, bildiklerini de unutmak.

Sızmış bir güzellik
Uyutulmuş bir sevgi
Değmeyene değişilmiş senceler
Gören göze göre yanlış
Seçilmiş kısım kısım isimler

Kaç kişiyiz, bir dönüm noktasının başında?
Kaç kişiyiz, uçurumun kenarında ?
Kaç kişi var, arkamızda
Önümüzdekiler kaç kişi
Ya sen, ya ben…
Biz kaç kişiyiz,
Biz olabilecek kadar çoğaldık mı?
Onlar kadar çok muyuz ?
Demek onca azız ki
Onlara – biz – olamadık.
Biz onlar ne dediyse onu olduk,
Birinci çoğul şahıslar cennetinden kaçarak
Aramızda bir bağlaç
Sen ve ben…

Bir ben, ben tek başıma
Önümde, arkamda.
Hiç sızmadan, hiç uyanmadan
İlk yanılgının şerefine,
Sonsuz kere yanarak.
Bir dağın başında
Bir tek ben, ben tek başıma.

Hiç yorum yok: