Ve işte başlıyorum yazmaya çünkü, artık hayata dair olan bazı şeylerden eminim. Tüm bunları yazmak içinse fona harika eserler seçtim; je crois entendre encore ve Kieslowski’nin harika filmlerinden biri olan veronikanın ikili yaşamı’nın soundtrack’i. Okurken dinlemenizi tavsiye ederim.
Evet, sanıyorum ki artık insanın ne olduğunu biliyorum. Az ya da çok. Ama artık onlar sebebiyle daha az üzüleceğimi düşünüyorum. Çünkü anladım ki, insan kadar değersizliğe mahkum edilecek bir başka canlı yok bu dünya üzerinde. Evet yanlış anlamayın ama kediler değil, nankör olan bizleriz.
Ve bir gönül ilişkisi ne öğretebilir ki demeyin sakın !
Sevgi ilişkileri üzerine kuruludur bu dünya. Arkadaşlıklar, aşklar, aile ilişkileri hatta iş ilişkileri bile. Dünyamız sevgi ilişkileri üzerine kuruludur ya da sevgisizlik ilişkileri üzerine. Öyle ki sevgi yanında şefkati, vicdanı ve merhameti taşır. Sevmediğiniz birine dokunamazsınız hayatınızı paylaşamazsınız, sevgi duymadığınız bir arkadaşınıza dürüst ve yeterince paylaşımcı davranamazsınız, sevgisiz bir ailede büyüyerek sevgiyi öğrenemezsiniz, sevmediğiniz bir işi yapmak devamlı bir eziyet demektir. Tabi tüm bunların yanında söylediklerimin tam tersi halinde yaşayan milyonlarca insan olduğunu reddetmiyorum yanlış anlaşılmasın, işte onlar benim size anlatmak istediğim güruh. Çünkü diyeceğim şu ki, sevemeyen insanlardan korkmalısınız! Çünkü sevgisizlik bir sonuçtur, merhametsizliğin ya da vicdansızlığın sonucu.
Ve daha acısı bu vicdansızlıklarla karşı karşıya kalmış bir insan sevmekten vazgeçebilir. İşte bu dünyanın en büyük suçudur. Bir başkasının elinden, sevebilme yetisini almak. Çünkü o acı güruha bir kişi daha eklemek, bu dünyayı biraz daha az yaşanılır kılıyor her seferinde. Canı bunca yanan birininse ilk yapacağı kendisine yapılanı hızla bir başkasına yapmak olacaktır. Çünkü taraf değiştirdiğine göre ve artık üzülmek istemediğine göre bunu yapabilecek gücün kendisinde varolduğunu kendisine kanıtlamalıdır. Bu bir hastalık gibi yayılır. Bilinç dışı bir örgütlenme adeta. Ve Kafka’nın da dediği gibi iyiliği bilen bir kötü olarak sinsice bir başka ‘’iyi’’ olan hayatın içine dalar.
Hakkımda
- korkunç akıllılar
- Delilik kayda değer bir gelişmedir! DİKKAT BURASI BİR ANI DEFTERİ NİTELİĞİ TAŞIMAZ!!
8 Ocak 2011 Cumartesi
Düşmeden Düşünmeye Çalışanlar _ I _
Düşünmek bazen can sıkıcı olabiliyor.Ne yaptığını neden yaptığını sorgulamak…
Sanki o an, her şey gerçekleşirken, sonrasını düşünme ihityacını hissetmişsin gibi.Yaşarken her şey gereklidir ve olması gerektiği gibi oluyordur aslında.Geriye bakmak geresiz bir eğilim, geride olanlar yani olup bitenler adı üstünde artık üzerinde herhangi bir değişiklik yapamayacaklarındır.Ve biliyorsan ki her geçen gün daha kırık olsan da daha güçlü olduğunu, yaşananlar iyi ki olmuştur.Pişmanlık dediğin şey yüzeyde yaşayan insanların ve tehlikeli yalancıların oyunu olabilir ancak.Pişmanlık en basit şekliyle tehlikeli bir tür içini rahatlatmadır çünkü; farkında olmadan geleceğine setler çekersin.
‘’Bir daha yapmayacağım…’’
öyle bir an gelir ki bir daha ve bir daha yaparsın. Çünkü mutluluklar pişmanlıklardan yücedir ve sepepler sonuçların üstündedir her zaman!
Sanki o an, her şey gerçekleşirken, sonrasını düşünme ihityacını hissetmişsin gibi.Yaşarken her şey gereklidir ve olması gerektiği gibi oluyordur aslında.Geriye bakmak geresiz bir eğilim, geride olanlar yani olup bitenler adı üstünde artık üzerinde herhangi bir değişiklik yapamayacaklarındır.Ve biliyorsan ki her geçen gün daha kırık olsan da daha güçlü olduğunu, yaşananlar iyi ki olmuştur.Pişmanlık dediğin şey yüzeyde yaşayan insanların ve tehlikeli yalancıların oyunu olabilir ancak.Pişmanlık en basit şekliyle tehlikeli bir tür içini rahatlatmadır çünkü; farkında olmadan geleceğine setler çekersin.
‘’Bir daha yapmayacağım…’’
öyle bir an gelir ki bir daha ve bir daha yaparsın. Çünkü mutluluklar pişmanlıklardan yücedir ve sepepler sonuçların üstündedir her zaman!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)