
Sesler duymak ürkütmeye başladı.İçerden ve dışardan,kimsenin duymadığı hatta duyamayacağı.Kalbimden gelen vicdani haykırışlar ve aklımdan geçen mantık düzmeceleri.Hepsi birer kurgu karmaşası.
Ayrıntıların kusursuz boğmacası içinde insanın nefessiz kalmaması mümkün değil.Tedirginliklerden oluşan bir korku silsilesi ve güzel düşüncelerin huzura kavuşturamadığı bir zihin.Hayatını yasasız ve kuralsız bir acıya çeviren yaşanmışlıkların ruhunda saklandığı yer kadar derin gözlerin.Aşk taklit işi oldu çoktan...
Bırakasın ve kaçasın var dünyadaki bu yoksullukları.En içten dileklerine bile yer olmayan,saf yalandan işlenmiş,kör gözlerin hepimiz için ileriye baktığı karanlık yollardan kaçasın var.Ama yine yapasın var, gücün yok.Gücün kayıp...
Kendi gözlerine bakmaya cesaretin yok ve kendi hayallerine yol açmaya kuvvetin.Bir gün doğacak bu sakladığın sevinçler yeniden ama beklemek öldürücü bir işkence.Kendini beklemek.Bile bile oralarda bir yerlerde olduğunu kendini beklemek.Kendi gözlerine aynalarda yalvarırcasına bakmak.Özlemek onurlu varlığını ve bedenini.Sen ve benliğinin oluşturduğu derin savaşın içinden kim sağ çıkacak belli değil.Bu hunhar,bu insanlığı ayaklar altına alan korkunç katliamdan kim elleri daha temiz çıkabilecek sabaha...Sen ve senin gibilerin yaslarını tutanlar olacak elbet.Ruhlarını satan ve bunun için bir an olsun gözyaşı akıtmayan insan zamzetleri elbet olacak.Sen kendi gerçekliğinde boğulurken onlar ruhlarının en basit yerinde şehvet ve kanla kavruluyor olacaklar.Sen şehveti kefen ve kanı bir borç biliyorsun oysa.Oysa aşk sadece taklit oldu senin için...Şevkin kalmadı hiç bir bedene,gücün kalmadı,aşkın kalmadı.Senin ki yaşamaktan bir adım daha geride kaldı,sen nefes almaktan öteye gidemedin düşlerinde ve yeryüzünde...
Oysa hikaye beyaz bir kundakta,melekler kadar güzel kokuların içinde başlamıştı.Hikayenin prensesi bir küçük melekti.Her şey küçüktü en az bir melek kadar,her şey mis kokuyordu en az melekler kadar.Her şey ve her yer tertemizdi en az cennet kadar.Oysa şimdi hikaye bitmek üzere...Ne kokulardan ne küçük meleklerden kalan var.Şimdi her şey şeytanın oyuncağı ve her şey en az cehennem kadar yakıcı ve büyük.
Hikaye bittiği yerden başlar derler ancak o kadar kimsenin vakti yok.Yeniden savaşmak için kimsenin o kadar gücü yok.Hikaye nerde başlamış olursa olsun,bittiği yer bir kumpastan farksızsa unutulur dönülen yollar.
Şimdi hikaye bir boşlukta bitiyor gibi...O boşluk kadar dolu bir acı olamaz şimdilik.Sağında mis kokulu kundaklar,solunda ateşten gömlekler ...Sen hepsinin tam ortasında,arafta açan bir çiçek...Elveda huzur mu demeli artık bilinmiyor..
