21 Şubat 2009 Cumartesi

Sanki Sen Bir Aynasın!

Karanlık peçelerinden yağmura düşmüş fıtratın
Yağmur sana açmış içini sen düşlerini ona..
Sorgulamadan yahut vurmadan yüzüne günahlarını
Sefaletine düşmüş kemizksiz bir bedenin
Sarmalayan kucağına...

Bir yılan gibi soğuk ve kıvrak !

Kaç aya sığdırdılar yalandan ayrılıkları
O kadar ay yalnızca düştü...
Oysa yeni düştü yangının ateşi ruhun mihrabına...
Kim der ki bir hastalık tuttu seni
O kadar hastayız işte,
Düşün ki kaybolmuşuz !

Sıtma tutmuş kalbi!

Şuursuz bir gölgelikte güneşten kaçarken
Kim kesti koca söğüdün dallarını,
Düşün ki o kadar korkmuşuz!
Semerinden salmışız kancığı!

Ya vurursa şimdi yüzüme ayın gümüş yağı,
Gece güzeldir derler,tüm günahların ışığı!

Ve soluktur mabedinin kahramanları...
Sırtını dönmüş her vücudun gölgesi
Yüzüne vurmuş,sanki sen bir aynasın!
İçine sıkışmış onca hayvancığı
Bırak da kimsesizler de paylansın!

19 Şubat 2009 Perşembe

Di'li Geçmiş




Sana kefenimi hediye etsinler istedim!
İstedim ki,
Vicdanının en derin köşelerinde sığındığın etler üzerinde koksun!
İstedim ki yorulmadan vazgeç,yorulamadan.
Sonra acılarını bir kaba doldur hiç unutmadan bak gözlerine
İstedim!
İstedim ki kaç ve kork
Yorul ama durama.
İstedim ki bir çıkmaz sokağa gir kabuslarımla!

İstedim, istedim ama olamadı.
Ters yüz etmişsindir sandım,
Sandım ki zamanı elinde tutmuşsundur,
Aynan kalbine dönmüşken!
Sanmışım demek ki,
Sanmışım ki varmışız biz
Di'li bir geçmişin kalıntısıymışım meğer!
Olmuştuk sanmışım,
Meğer yokolmaya kanatlanmışız biz!
Senin o bembeyaz hücren yokluğundanmış demek
Demek içindeyken hala sokağa tav olmam bundanmış!
Meğer sen yokmuşsun meğer ben ''di''li bir geçmişe esir!

18 Şubat 2009 Çarşamba

Fikri Fakir

Kompartımanın sessiz ve rutubetli havası
Tek gecelik numunelere satılmış eriller!
Farkında mıydı bahçesinden gülleri koparırlarken.
Tek bir güldü gül gibi kokmayan
Ruhunda bir amonyak havası bir alkol muhabbeti vardı
Sarhoştu,
Kanımca kararmak istiyordu!
Soyut bir hamlesi vardı
Gözleri vardı sonra sadece,dile susamışlardı
Anlama yontulmuşlardı,
Fakirdiler,korkaktılar ve sıfatsızlardı düşlerde…
Batıyorlardı senin çıktığın yerden hayata
Hatta gömülüyorlardı ilelebet sessizliğe
Ve hazmetmek gerekirdi ,
Fikri meçhul yalnızların hırçın bebeliklerini!
Bir fecre varış diledi günlerce
Ve günlerden bir gün sonsuz bir şafağa kaydoldu
Kimliksiz,sahipsiz…
Yaralıydı,yaradandan taraftı sessizce
Anlatamıyordu hükmünü ardında kalmıştı gün ve güneş çoktan
Yıkılıyordu üzerine,
Yalanlar,yalandan dolandan masallar kalmıştı elinde
Kırılmış birkaç yeni yetme cümle
Yoruluyordu ve iki elinin arasındaydı hazinesi
Belki de altından bir cehennem kuyusuydu serveti sandığı…
Ve günlerden bir gün sonsuz bir şafağa kaydoldu
Fikri fakir,cümlesi loş kendi nahoş bir fırtınaydı

15 Şubat 2009 Pazar

Kandım!



Kandım...
Ağzı bozuk zamanın iltifatlarına
Kandım...
Kesik boğazlı bir ihanetin gözyaşına
Kandım...
Suretinden,hasretime döndüğüm feryada
Kandım...
Gecesiyle gündüzünü yaratan kavuğa!
Kandım...
Sırtmdan ağır ağır yaftalanan maziye
Kandım...
Yumruğunda gül sıkışmış bir duvara
Kandım...
Failinde meçhulünü saklayana
Kandım...
Sonsuzluğun kesik kuvvetine
Kandım...
Mecnun'un beşeri sevdasına
Kandım...
Leyla'nın sefil muradına
Kandım...
Yarından başlayan dünkü seferlere
Kandım...
Çırağın mahir olma sevdasına
Kandım...
Tebli edilmiş aşkın korkunç akıbetine
Kandım...
Aldanmayı kanıksayan mutluluğa!

Kum Saatinide Aştı Zaman!



Zaman kaçı gösteriyor şimdi
Akrep ve yelkovan bir deli çukuruna saplandı
Kayıp trenin,akıbetsiz yolculuğu...Uzun uzadıya anlatma bana
Mabedinde ki derin rutubeti
O kadar yakınım ki sana duyumsayabiliyorum!
Pekala biliyorm senin şırpıntı sevgini,
Gölgesinde tomarla gece geçti
Kum saatini de aştı zaman!
Parasız ve günahsız...
Şeir vücudundan bir parça
Akikten bir yalnızlık hücum etmiş
Tımarhaneler boş,belki senin hasretini çekiyorlar...
Kaçıp kurtulmanın tam zamanı oysa
Kum saatini de aştı zaman!
Pelerinimin altında hepsi
Düşlerim birer fuzuli kahraman yarattı
Kendi yaratılarının esiri oldu şu fani!
Kastını aştı buruk ve cani ruhu...
Sesleniyor uzun uzadıya ve macun kıvamında
Küflenmiş kalbini tutuyor ellerinde
Kanayamıyor bile artık haliyle!