Bu cuma akşamı yanan muma isim veriyorum
Dile getiremediğim bir ad alıyor alevi
O eridikçe ben donuyorum
Soğuk bir güneş gibiyim
Kuma gömülü kafasını ellerime alıyorum
Kafatası öyle güzel ki,
Koparsam benle yaşasa
Bedenini bırakıp yalnızca gözleriyle uyusak
Bir denizi diğerine kavuşturmaya uğraşmak
Geçen yılları geçti saymadan,
Değişen yüzleri görmeden
Ve kabullenmeden ne kadar geç kalındığını
Uğraşmak…
Sonu olmayan bir maceraya son yazabileceğini sanmak
Yaşarken bu kadar hayal etseydik,
Bir rüyada son bulurdu kahkahalarımız.
Çok ciddiye almadan çok vazgeçmeden
Çok savurmadan zamanı, çok planlamadan…
Bir nefeste ayırmak bedenini gövdesinden dünyanın
Denizlerinde, ormanlarında, dağlarında yaşamak
Deniz hala deniz gibiyken, orman hala orman
Ve insan hala insanken…
Oysa insan hala…
Hakkımda
- korkunç akıllılar
- Delilik kayda değer bir gelişmedir! DİKKAT BURASI BİR ANI DEFTERİ NİTELİĞİ TAŞIMAZ!!
18 Mart 2010 Perşembe
14 Mart 2010 Pazar
Yazan, kaybedecek zamanı olduğunu sanan kadın...
Tozlu sayfaların arasından çıkarttığım anılarım. Çıkarttığım benler.Geçen zamanın bazen ne kadar şakacı olduğunu düşünüyorum.Eşek şakası kıvamını hiç bozmuyor anlaşılan.
Nasıl oluyor da bu kadar lezzetli oluyor bu hayat ve nasıl oluyor da gözyaşları bile keyifli geliyor bazen insana…
Öylece yüksekçe bir uçurumdan atlayıp uçmak istiyorum.Özgür olmak, hatta belki insan olmak bile istemiyorum o an. O kadar tıkandım ki…Anlaşılan yaşamaya ihtiyacım var, öyle diyorlar.Öyle galiba.
Sessiz ve uğurlu bir gece bu, öyle hissediyorum.Yarın sabah her şey şimdikinden daha güzel olacak ve aslında şimdi de fena sayılmaz. Ancak içimden geçenleri hiçbir zaman tam anlamıyla olması gerektiği gibi anlatamayacağım.Mutlaka kurgulanacak, değişecek ve bazen benim olmaktan bile çıkacak ancak yine de içim biraz böyle işte.
Ve bu kadar rahatsız eden tek şey, buraların bazen çok sessiz olması.Her şeyin anlamını kaybedecek kadar sessiz ve durağan.Zaman durmuyor belki ama ben duruyorum öyle anlarda.Bazen kelimleri kaybediyor ve günleri unutuyorum ve saatleri de tabi.Mesela hangisinin daha gerçek olduğunu anlamakta zorlandığım bir gün ananemin ölüm haberini aldım.İşte o günden beri, bu kadar sessiz geçen her zaman tedirgin edici ve anlamsız oluyor.
Kaybedecek o kadar da çok zamanımız yok, hem de hiç birimizin.Fakat ben hala bildiğim bu durumun farkına varamadım.
Yazan,
Kaybedecek zamanları olduğunu sana kadın…
Nasıl oluyor da bu kadar lezzetli oluyor bu hayat ve nasıl oluyor da gözyaşları bile keyifli geliyor bazen insana…
Öylece yüksekçe bir uçurumdan atlayıp uçmak istiyorum.Özgür olmak, hatta belki insan olmak bile istemiyorum o an. O kadar tıkandım ki…Anlaşılan yaşamaya ihtiyacım var, öyle diyorlar.Öyle galiba.
Sessiz ve uğurlu bir gece bu, öyle hissediyorum.Yarın sabah her şey şimdikinden daha güzel olacak ve aslında şimdi de fena sayılmaz. Ancak içimden geçenleri hiçbir zaman tam anlamıyla olması gerektiği gibi anlatamayacağım.Mutlaka kurgulanacak, değişecek ve bazen benim olmaktan bile çıkacak ancak yine de içim biraz böyle işte.
Ve bu kadar rahatsız eden tek şey, buraların bazen çok sessiz olması.Her şeyin anlamını kaybedecek kadar sessiz ve durağan.Zaman durmuyor belki ama ben duruyorum öyle anlarda.Bazen kelimleri kaybediyor ve günleri unutuyorum ve saatleri de tabi.Mesela hangisinin daha gerçek olduğunu anlamakta zorlandığım bir gün ananemin ölüm haberini aldım.İşte o günden beri, bu kadar sessiz geçen her zaman tedirgin edici ve anlamsız oluyor.
Kaybedecek o kadar da çok zamanımız yok, hem de hiç birimizin.Fakat ben hala bildiğim bu durumun farkına varamadım.
Yazan,
Kaybedecek zamanları olduğunu sana kadın…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)