13 Şubat 2010 Cumartesi

...

Bana iyi bak şimdi, gözlerime iyi bak
Cesaret ediyorum bu sefer, can yakacağım
Kanatacağım, kastedeceğim sana…
Lakin yine yetişemedim,
Yine önce beni yuvarlamışlar,
Şu gördüğün kuru yamaca.

Fikr-i Cümbüş Seferleri

Bu gecenin adını yazmıyorum
İklimlere düşmeyecek gözlerim
Aklım aramayacak kaybettiklerini bu defa
Şimdi yeniden başlamayacak bu hikaye

Yine çocukcasına uyanmayacağım uykularımdan
Çok büyümüş gibi çekip gitmeyeceğim
Bir cuma akşamı yaslayıp sırtımı şu kiremite
Pişmanlığı sömürmeyeceğim içimde

Korkuyorum, yalan göğüs germelerim
Yalan cengaverlikler bunlar
Aklım büyüyor günden güne,
İçime çektikçe tıkanıyor damarlarım
Fikr-i cümbüş seferlerimde
Zihnim vuruyor duvarlarına bedenimin
Şayet ne acı, küçücük kaldı yüreğim
Ondan bu sancılar,
Ondan hiç gidemeyişim hiç kalamayışım

Rüya da olsa...

Yazmak kolay gelişi güzel
Giderken bakarsın ardına tane tane senelerin
Bir sağını yoklar insan bir solunu
Neyi unuttum, nerdedir bir hışımla geçtiğim deniz?

Nerde boğulduğum dere?
Kimi kısacık bir kış, kimi uzun bir güz şöleni
Şaraplar kadar sarhoş, onlar kadar tatlı
Dumanı eksik olmayan bir dua benimkisi

Kapısında kaldığım evin adını unutsam
Aştığım tepenin adını unutsam
Geçtiğim denizi yeniden görsem
Boğulduğum derede hep yas tutsam
Kuma gömsem başımı, aklımı uyutsam
Ve bir gün yine uyandığımda
Bir sağımda bir solumda yeni benler bulsam
Güzel olmaz mıydı, rüyada da olsam!