
Korku...
Korkuların yarattığı yeni korkular ve endişe..
Hayat nereye doğru gider.Onun gittiği yoldan gitmek ne demek?Hayatı kaçırmak, sıyırmak ne demek?Her koşulda yaşanmıyor mu yine?Her halde dünya dönmüyor mu?
Dünya dönüyor elbet ancak;ya senin dünyan?
Hayat durmaz elbet,peki ne demeye her sabah aynı yerde uyanıyorsun?
Ya peki ne demeye,herkes doğru her şey doğru da ayna yanlış?Kendinden kaçmak mı kurtaracak seni,kendini unutmak mı ya da unutturmak mı rahatlatacak...Her gün hayattan çaldığın dakikalar ve uyuşuk anılar mı çare dersin bunca karmaşaya?
Onca sorunun altına bir tek cevap yetecek aslında.Belki de aynaya daha doğru bakmalısın.Neresinden dönüyorsun ki vicdanının!
Sigaramdan düşen dumanın ağırlığı kadarmış hayat sözde.Uçucuymuş..Rengi var,kütlesi var ancak;hafif bir rüzgar da dağıtmaya yetiyor.
Ruh 21 grammış.Öyle diyordu filmde de... o kadar mı demekten alamıyor insan kendini.Bir nefesimin,tebessümlerimin,gözyaşlarımın,diyaframımın,yaşayan her zerremin,yaşamımın değeri 21 gram.Yükte hafif pahada ağır demek ha!
Peki şimdi bir daha düşününce hangi korku,hangi endişe ne için?
Kaç gram için ve sana ne kadar ait olduğunu bile bilmediğin,kaç gün için?




































