
Bir bahar geldi,kışa yüzünü dönmüş bir ayda
Sarı bir güneş yeşil yapraklar..
Bir bahar taşıdı elleriyle susuzluğunu sana
Bir bahar verdi eline kırçiçeklerini
O bahar koklattı en güzel hikayeleri
O bahar ki yalanlar söyledi sessizce
Duymadın sen ya da sırtını çevirdin en güzel acı gerçeklere
Aynı notalara döndün yüzünü aynı sesleri duymak için
Serildi yerlere kırçiçekleri
Kendi yüzüne bile yalancıymış meğer..
Kurudu hepsi şimdi..
Başka baharlar da başka düşleri mutlu ediyorsa ki...
Sakıncalı bir gerçektir bu!
Bir hayal kadar renkliydi ve gerçek kadar siyah beyaz
Yaza yüzünü dönmüşken tüm ayazlar
Aniden fırtınaya çaldırdılar hevesleri
Sımsıkı tutunanlar camlara
Elleriyle,derileriyle..
Gözyaşlarıyla sıkışanlar bir mevsimde binlerce bahara..
Şimdi yalnızca kurumuş bir ağacın karşısında izlenen yağmurlar
Ufacık saksıdan ufacık bir hayat
Küçücük isteklerin koskaca bedellerini öğüttüğün yüzler
Masumiyet çığlıklarının yeni kör ettiği tazeler.
Kim kime hesabını verir ki
Dört mevsimin bir bahara sıkışmış halini...
Ne senin terkeden yalancı sevgin
Ne de bir ihanetin bedeli...
Sıcacık kucaklardan yuvarlandığın çukurlar
Tek bir ışık hüzmesine hasret kaldığın karanlıklar
Ne senin yalancı sevgin kurtardı sessizliği ne de onun ihaneti..
Bir gün ışığına düşmanlık,bir karanlığa biraz aydınlık..
Bu sessizliğe biraz ses..
Ve bir bahara yalnızca bir yağmur..
Yoksa kim hesabını verebilir dört mevsimin bir bahara sıkışmış halini.
Ne senin yalan sevgin ne de bir ihanetin bedeli...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder