13 Haziran 2009 Cumartesi

Şimdi korktuğumu görüyorum...

Bana hiç anlatmadığın hikayenin içindeyim
Hiç duymadığım bir zamanda kendime taşıyorum
Şu güzel ağaçlara bak,gölgesi ne serin!
Ben şimdi bir tek sana göreyim
Oysa yarın çoğalacaktır kimliklerim
Bilgilerim bana emanet ben Tanrı'nın nacizane kulu
İyiliğin veyahut kötülüğün döşeğinde kaldı kırmızı kurdelalar
Şimdi kasvet dolu bir kalabalığın
Hasret dolu yakarışları içersinde güz uykularına dalmaktayız
Binlerce kezdir binlerce cümle kuruyorum
Bir tek anlama varan,sen ki hep yakın hep en uzak
Ketenden aşklar çamur kalpleri bulsun ki
Her gün daha da uzak!
Şimdi korktuğumu görüyorum
Her sabah sessizce bir bulutu özleyerek uyanırken
Her gece çığlıkları göğüs boşluğumda ezip
Külleri boğazımdan yıldızlara gönderiyorum
Kabuk bağlamış yeni nesil yaralar
Hep taze hep acıklı bakıyorlar
Kırmızı aslında zordur,siyahı çalanda odur,beyazı vuranda
Ve benim kırmızı kurdelalarım,arap saçına dönmüş
İçinde bir ben,etinde kemiğinde,sesinde...

Düşeceğin fikir mecmuasının arka sayfasındayım
En parlak sayfasında en çirkin fotoğrafımla
Düştüğüm sıcak kumların tam üstündesin
En zehirli halinle en temiz şekilde
Sana inanmayan ben ki küllerini yakıp dağıtan ben ki
Şimdi üzerine sermekteyim saçlarımı,
Kağıttan mutlulukların verandasında dağıtmaktayım umutlarımı
Şimdi sen ki nice komiksin,en az benim kadar asilce ölmektesin!

10 Haziran 2009 Çarşamba

Dün Geceki Sohbet

Bunun adı dram...
Trajedisini içine gömen koca bir komedi belki!
Farklı gün,farklı gece
Koca bir yılın tütsünü içime çekiyorum,
Koca koca zamanların küçücük efendisi
Küllerini sakladığım kabın adı bile yok
Hem ayrıca kabın çalıntı!
Tarihler israftan ibaret
İltifatlı düşler,kemik gibi acıtıcı
Okşayan tüm gözler birer hakaretken
Farkında değiller,eller daha dün gibi beyaz
Dokundukları yerlerse kuru yanık...
Köprüler daha dün yakılmış gibi
Geçitler tıkalı,gözler ebedi buğusuna mahkum
Suskun...
Ve tek bir söz bile yok,
Bıraktığım yerde bulmayı umduğum herkes kayıp
Var gibi görünen her şey yok!
Bunun adı da suç şimdi
Yükü kime aitse ait
Adı benim içimde ve kırık!
Hiç sanmıyorum artık,sanamıyorum
Umut,anlamı kayıp bir beklenti
Şimdi küçük bir oda bekliyor beni
Bir de büyük bir ayna,gözlerime daha yakın olayım diye...
İçinde tüm pusularımı saklamıştım,tüm yenilgilerimi
Bir de onu saklamıştım ki,hala bıraktığım yerde midir acaba?
Bak,yine oldu...
Yine o alaycı küçük gülümseme oturdu gamzelerime
Yine kendi dediğime ben bile inanmıyorum
Bir tek kendime böyle gülümsüyorum
Bunu bilecek kadar benimle değildi tabi!
Dileklerini merak ettiğim,kayıplarını merak ettiğim
Aslında sadece ruhunu merak ettiğim,
Meraklandığım...
Sen...
Beni kaybettin,zorla!
Ne çok sohbet ettik yine değil mi!
Adın bir çöp kutusunun kapağına takıldı o sırada
İçine de kavuşacaktır eninde sonunda
Layık gördüğümden değil inan
Israrın karşısında boyun eğdim yalnızca!!