Bana hiç anlatmadığın hikayenin içindeyim
Hiç duymadığım bir zamanda kendime taşıyorum
Şu güzel ağaçlara bak,gölgesi ne serin!
Ben şimdi bir tek sana göreyim
Oysa yarın çoğalacaktır kimliklerim
Bilgilerim bana emanet ben Tanrı'nın nacizane kulu
İyiliğin veyahut kötülüğün döşeğinde kaldı kırmızı kurdelalar
Şimdi kasvet dolu bir kalabalığın
Hasret dolu yakarışları içersinde güz uykularına dalmaktayız
Binlerce kezdir binlerce cümle kuruyorum
Bir tek anlama varan,sen ki hep yakın hep en uzak
Ketenden aşklar çamur kalpleri bulsun ki
Her gün daha da uzak!
Şimdi korktuğumu görüyorum
Her sabah sessizce bir bulutu özleyerek uyanırken
Her gece çığlıkları göğüs boşluğumda ezip
Külleri boğazımdan yıldızlara gönderiyorum
Kabuk bağlamış yeni nesil yaralar
Hep taze hep acıklı bakıyorlar
Kırmızı aslında zordur,siyahı çalanda odur,beyazı vuranda
Ve benim kırmızı kurdelalarım,arap saçına dönmüş
İçinde bir ben,etinde kemiğinde,sesinde...
Düşeceğin fikir mecmuasının arka sayfasındayım
En parlak sayfasında en çirkin fotoğrafımla
Düştüğüm sıcak kumların tam üstündesin
En zehirli halinle en temiz şekilde
Sana inanmayan ben ki küllerini yakıp dağıtan ben ki
Şimdi üzerine sermekteyim saçlarımı,
Kağıttan mutlulukların verandasında dağıtmaktayım umutlarımı
Şimdi sen ki nice komiksin,en az benim kadar asilce ölmektesin!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder