Ben bu çamurun içine daha çok tükürüm
Lazım imiş ya da gereksiz idi…
Durumların çokta önemi yok
Sebebini at çöpe ki sonuçları doğuranın yüzü gözlerinin önünde
Çok kez aynı çöplükten mücevherler ışıldadı gözlerine
Yeşimler,yakutlar,safirler ve falanlar filanlar…
Ki sen renk körüsün o ayrı…
Demem o ki hiçbir kelimeyi bilemeden anlamından ayırt edemeden
Göçeceksin şu kuru kara yeryüzünden tek nefeste
Mavi de görünse o da ruhların ayakbastığı yer
Unutma gökyüzünü…
Bir dilim idi,bir dilim gözyaşı
Tatlı mıydı tuzlu mu bilemeden akıttım ellerine
Sen belki öyle doyurdun karnını
Ben acıktıkça ağladım,ben ağladıkça sen doydun
En sonunda sen benden zehirlendin,bense senin yokluğundan çürüyerek geberdim!
Dedi çocuk!
Adalet,sefalet,kıyamet…
Hiç biri çözemedi bu problemi
Evet,evet bir bulmacadan çok bir problemdi senin ki
Hastalık güncesi..
Can acısı diye bir hissiyat kalmadı tasında
Temiz suların çoktan çekildi,kendi suyuna boğuldun yavaşça
Ona da şükrederken yakalandın,
Diline yenik düştün bu defa da…
Hatalık güncesi
Son kez ve cuma gecesi
Sen kraliçeydin en son,
O da bilinmeyen ülkenin yenik prensi!
Hastalık güncesi
Son kez ve cuma gecesi
