1 Ağustos 2009 Cumartesi

Öteki

Merdivenin birinden düştüm
Diğerinden yuvarlandım
Ötekisinden bile isteye atladım
Sonuncusu kaçınılmazdı,
Hayır diyemedim duyduklarıma

Hayallerin birinden kaçtım
Birini sattım,
Diğerini yakalamam imkansızdı
Hayır diyemedim duyduklarıma

Aşklarımın birinden düştüm
Diğerinden yuvarladım
Öteki uçurum kenarıydı
Kendim atladım!
Hayır diyemedim duyduklarıma

Yollarımın biri uzaktaydı
Biri uzundu,
Diğeriyse kapımın önünden başlıyordu
Korktum belki de,
Hayır diyemedim duyduklarıma

Bağırsaydım, yıksaydım,
Vurup incitseydim
Ölseydim şu kahvenin hatrına
Hayır deseydim,
Ezilmiş hatrımın, sabrımın canına

Keşkelerin birinden düştüm
Diğerine sarıldım,
Ötekisi zaten benimdi
Kaçamadım!

30 Temmuz 2009 Perşembe

Duvarlar

Boş bir oda içim
Küçücük bir taş atsan
İnliyor duvarlarda acılar
Duvarlar bembeyaz, duvarlar kızıl
Konuşuyor pencere önleri
Konuşuyor sokaklar
Boş bir oda içim
Yankılanıyorum, kendi kendime
Bir kere ah desen,
Bin kere vuruyor nefesin camlara
Kaçmak istiyor nefesin, kırmak istiyor kapıyı camı
Duvarların dili var, duvarların susmuyor
Kanatlanıyor korkuların
Ordan araya çarpıyor
Yaralı kuşlar gibi
İzi kalıyor yalpalamalarının
İzi kalıyor,
Dünlerin, bügünlerin, yarınların
Duvarlar görüyor, duvarlar şahit!

İnsan

İnsan diyorlar canım,
İnsan her yanı yaslı,
Aşka, ölüme, yaşama katlanmış
Satır satır ince ince mısralardanız
Kum gibiyiz, akıyoruz tane tane
Rüzgarlar esiyor, bir bardak suya fırtına biçiyoruz
İnsan diyorlar canım bize,
Yamuğuz, eğri büğrü şanımız.

26 Temmuz 2009 Pazar

Hep Aynı Şeyden Korkarım Ben

Kelimeler vardır
Ağır, kısa, mahkumiyet kokan
Hep aynı şeyden korkarım ben

Kendini yalnız sanma
Aklın birbirine girmiş, tir tir titriyorsun
Kağnı gibi yavaş yürüyorsun
Ben sadece doğru diye sustum.
Doğrularım, yanlıştır diye.

Hep aynı şeyden korkarım ben!

Kendine pay biçmek isterken kadın
Koca bir hançerle yarıyorlar içini
Gümüş tepside sunuluyor hayata
O hayat ki, sebepleri paha biçilmez

Onca memleket gördün
Küçücük bir çatı katından güzel değildi manzarası!
Küçücüktü ya, ondandı belki…

Hep aynı şeyden korkarım ben!

Gözlerin kararmışsa içten içe
Duyun beni, duyun hadi
Koşun matemime
Bu defa kim kurtaracak,
Kim öldürecek!

İçimi avuçlasınlar, parmaklarını bandırsınlar
Yolsunlar, paylaşsınlar beni
Hep aynı şeyden korkarım ben

Ve biterken,
Sayamadım kaç tane kaldı benden!
Zamanın biter şimdi,
Hadi koş sende
Elini korkak alıştırma
Kötülüğe doymak var bende!!

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Çok güldün diye ölmemiş hiçbir mutluluk

Yollar uzun ve ucu kayıp
Güneş nasıl parlaksa umutlarım öyle
Gün geceye dönerken, mutluluklarım sanrıya
Bildiğim tek şey, yılmadığım yaşamaktan!

Bekliyorum, kelimelerim ne çok şey söylüyor
Bekliyorum, beklemeyi seviyorum.
Kovalanmıyorum ki hırçın bir rüzgar tarafından
O geldiğinde yüzümü okşasın isterim uğultusu.

Nadasa bıraktım tüm kalabalıklarımı
Onlar varlar, ben var ettikçe
Onlar yoklarsa, ben yüzünden yine.

Canım gülmek istiyor,
Canım ağlamak çekti şimdi
Tuzlu tuzlu ışıltılarım dudağımda kurusun
Canım gülsün diye sonrasına,
Evvelinde hüzne vurulmam gerekmiş
Öğrendim…

Meğer acılar sadist değilmiş
Meğer onlar haberciymiş tebessümlere
Bir acının sonucu tebessüm olabilirken
Her tebessüm acıyla sonuçlanmazmış.

Bildiğim tek şey yılmadığım hayattan
Bildiğimden belki,
Bir mutluluğum, yanağımda ki şu tatlı gamzem
Kim bilir hangi acının hediyesi!
Korkmak saçmaymış gülmekten
Çok güldün diye ölmemiş hiçbir mutluluk.

21 Temmuz 2009 Salı

İçimde bir çocuk ölüyor

Çok kuvvetli birini tanıyordum
Arka sokakta kaybettim izini
Kabuk bağlamış yaraların soyulması ne acı,
İşte acıdım öyle!
Usanmadan aynı yerlerime vurdular
Sözler, hiç değişmiyor
Zannediyorum ki ben beş yaşımdayken de duyardım bu sesleri
Yanlış biliyormuşum!
Değişmiyor yine de…
Ambalaja aldanmamak gerek
İçinde yanan ateşi söndürmeye yetmez
Parlak, cilalı, albenili, pembe panjurlu evler…
Gülen suratlar masallarda kaldı….
İçimde kanat çırpıyor yaralı bir kuş
Cinnet geçiriyor sabırlı bir evlat
İçimde bir umut ölüyor,
Özleyerek, bekleyerek, korkarak
İçimde bir kadın ölüyor
Tersine gidiyor yolları
Önünde ki ilk uçuruma dikiyor gözlerini
Gökkuşağına asılı kalacak rüyasında
İçimde bir çocuk ölüyor
Hiç istemediği kadar sevgi dileniyor yaratanından
Bilmediği şeyleri soruyor
Çocuk zor sorular soruyor, kısacık
Yüzüm kızarıyor, mutluluğun sözünü veremediğimden.
Aynaya bakıyorum,
Upuzun simsiyah saçlı, kırmızı kadifeli,
Gözbebekleri cam gibi…
Küçük hüzünlü yüzüyle zamana sıkışan ufaklığı arıyorum
Arka sokağımda kaybettiğim,çok kuvvetli birini arıyorum!!

19 Temmuz 2009 Pazar

Bilindik talimler acıdan yana

Birinden diğerine hızla geçiyorum
Acının çeşitleri iz bırakıyor hafızamda
Kimliksizmiş gibi gelen
Tüm cümlelerin sahiplerini buluyorum zamanla
İçimden geçen zamanları anlatıyorum
Yüzümden geçen gölgeleri
Kalbime vuran intihar elçilerini
Zamanla sizleri de anlıyorum!
Unutmak için çaba değil zaman gerekiyor diyorlar
Zaman geçiyor,
Biriktikçe geçmek bilmeyen zaman
Üzerimden kaldırmıyor cesetleri
Kokularını hala duyuyorum,
Günahları üzerimde…
Anladım ki diyorum
Anladıkça kaybolduğumu bilerek!
Anladım ki sen de yoktun, ben de
Tek kişilik bir suç işleyemedik
Aşk hiçbir zaman birimizin gölgesi olamadı
Yanlış yerde, yanlış insanlardık.
Anladım ki, raslantılar yutabilirdi hayatları!
Gençliğimin en güzel günleri,
Yanık tenli ve buruk bugünler de…
Öyle aklıma geldikçe dinlediğim şarkılar
İzlediğim filmler,
Önümden hızla geçen cümleler
Anlattıkları aynı,
Fısıldadıkları ruhuma...
Bilindik talimler acıdan yana…
Sana dön diyemiyorum şimdi,
Sana hiç dön demedim öncesinde de!
Aklımda kalanları söylediğim günü bilirim ben.
Ardımı dönüp giderken,
İçimden akan anıları bilirim
Sana hiç dön demedim
Bıraktığın gibi kalamadığımı bilirim yalnızca
Dönenin sen olmadığını bilirim
Unuttuğunu,harcadığını,aldattığını bilirim ben!
Sana dön diyemiyorum,
Hafızamı çoktan kirlettim,
Umutlarımı harcamaktan yoruldum
En önemlisi,
Söyleyeceklerimi çoktan unuttum!