28 Ocak 2008 Pazartesi

Sementa Kadar Şanslı Olamadık!




Böylesine kendimden geçirmişken hayat beni nasıl olurda sağlıklı düşünürüm..O kadar elimde değil ki hayat!
İşte yorucu,yıkıcı olan bunu görmek..Farkettiğin zaman gecenin ve gündüzün seni umursamadığını ve hatta insanların,işte o zaman yıldızlara bakmak istiyorsun.Onlara bakıp sana göz kırpmalarını diliyorsun.


Sementa gibi tatlı bir cadı olup süpürgene atladığın gibi tüm yıldızları bir koşu ziyaret edip gelmek istiyorsun.
Peki tamam..Yalanın bir alemi yok.Eğer Sementa olsaydın ve yıldızlara kadar yanaşabilseydin,bir daha dönmeyeceğini çok iyi biliyoruz.


Zaten neden dönesin ki?Nesine döneceksin ki geri?Havasına mı suyuna mı?Yoksa artık hiç kalmayan şu dünya üzerinde ki tek masum duygu olan aşk için mi?Öyle ya dediğim gibi artık hiç kalmayan aşk!Artık hiç kalmayan şefkat ve hiç kalmayan anlamak!


Aslında tek yapılması gereken ''beni anlamak'' değil.En başından bunu istemek aptallık olur.Önemli olan anlamayı anlamaktı.Farketmekti varlığın varlığını ve saygı duymaktı.Eğer yapılabilseydi,hiç kimse ''anla beni'' diye yalvarmayacaktı birbirine.Eğer anlamayı anlayabilseydi insanoğlu.


Kadın erkeğe,erkek kadına sormayacaktı ''Ne ister bunlar'' diye .


Eğer anlamayı anlasaydık.Ben Sementaya özenmeyecektim.Bu kadar çok yıldızlarla konuşmayacaktım.Çünkü anlayan varlıklarla göz göze olmuş olacaktım.


Anlamak nedir?Dinlemek mi,düşünmek mi,her söyleneni onaylamak mı?Anlamak hayatta kalmak belki de...
Yaşayabilir misin kimseyi anlamadan?
Ama hayır...Eğer öyle olsaydı dünya şimdi yalnızca hayvanlara ve bitkilere kalmıştı.


Yaşayabiliyoruz ne yazıkki anlamadan,dinlemeden sormadan,sorgulamadan...Ne yazıkki başarabiliyoruz.O kadar basite indirgedik bu bedenleri ve ruhları.O kadar çoğullaştırdık hayatlarımızı,kontürolsüzce.Herkese gel deyip kimseye git demeyerek başardık bunu.Her aşk-ı ilan da aşık olmak için zorladık.Her gülüşmede gülmeye çalıştık.Her gözyaşında dönüp gitmeyi başardık biz.Biz anlamamayı,görmemeyi,duymamayı başardık.Hem de sağlam duyularla!


Sonuna kadar sınırları zorladık.Kendi hayatlarımızı ele geçirmek için .. Elimize aldığımız bedenlerimizdeki nefesleriyse bir kalemde tükettik.Şimdi artık durma zamanı geldi.Bir dakika durmadan harcadığımız zaman bize durun diyor artık.Hem de hiç birimiz sementa kadar şanslı olamamıştık daha.


Oysa daha anlamayı bile anlayamamıştık.Nerden bilinebilirdi ki yıldızlara varmadan bile daha önce karanlıkta kaybolacağımız..


Kimin aklına gelirdi...

Hiç yorum yok: