Sokağın seslerini fırtınaya bağışlıyorum,
Cüretkarca olmalı bu ya da oldukça hayalperest
Mahkumiyet getiriyor karada görünen soğuk yüreklilik
Bir fikir hücum ediyor,fırsatın saplantılara çıktığı sokakta!
Nedenleri sormaktan yorulmuş melakelerin
Dertlerini aslen benliklerinden akıttıkları bir gerçek
Öyle ki bedensel ve kemirgen tüm muhabbetler aslında ‘’ait’’lik haykırıyor.
Yaşamın döndüğü son nokta,
Yüzünden dönülen yeminler…
Hiçbir zaman aynı kalmıyor yazılanlar
Hitapların üzerinden geçiliyor
Falset sesler haykırıyor
‘’Gardını sakla’’
Kin,nefret,hiddet…sanki sömürüyor mecburiyetleri
Merak uyandırıyor insanda
Nasıl oluyor,nasıl yapılabiliyor
Bir canda başka bir ruhun eksikliği nasıl da soğutuyor yaşamdan bedenleri…
Kendini hicvetmek istiyorsun belki de
Ama yanıldığını söylemek zorundayım
Geçmişinle firar etmek yahut yoktan saymak zamanlarını
Yalnızca bugününü eritiyor
Kesintisiz söyleyebilirim ki sana
Sen şimdi yalnızca bağışlanansın
Hatalarından,kıyametlerinden
Ve zaten bu yüzden sonsuza dek günahkarsın…
Kudurmak böyle olsa gerek..
Okşandıkça ısırmak,
Kucak açtıkça sırtını dönmek…
Hep beklenir bir de
O gelecek günlerin hesabı,döner dillerde
Hep beklenir devran muhabbetinin o eskimiş ve acınası zamanı
Oysa dönse ne olabilir
Ancak bir hiçlik haykırcaktır sana
Belki de sevinemeyeceksin bile olanlara
Sen o güne kendini sakladıkça
Dönmeyecektir bu devran sakın unutma!!
Bir dönerse de ki zaten sen orda bulunmayacaksın
Belki duymayacaksın bile çığlıkları
Ancak peşinde değilsen zaten acının bağımlı ruhunun
O gün geldiğin de hissedeceksindir içinde anlamsız bir huzur
Aynı anda da bir sıkıntı basacaktır içini
Hiç beklemediğin bir anda tekerrür edecektir zaman kendini
Anlamsız ve boş olursun birden
Kimliksiz kalmış gibi
İç zamanında kaybolmuş gibi..
Boşver zaten, çokta kurcalama bu hikmeti
Olan olmuşsa ve göçen göçmüşse
Sen zaten çoktan gözyaşlarını armağan etmişsen onlara
Boşver zaten artık,kurcalama hikmetini!!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder