O ince tele vuran güz çığlıkları
Geliyorum diye seslenen yağmurlar
Kepenk indirmiş hayal dükkanları
Yalan tutmuş ruhu
Ruh elinden kayarken
Diken batmış işte,
Elin yüzün acısa da
Yine sırf sevgiden tıkanmış sözcükler
Dili acılar tutmuş
Vazgeçmenin öteki dilleri aranıyor
Kaç kelime kaç cümle
Daha acısız daha çabuk
Hep çabuk oluyor,
Hep bir var bir yok oluyor anın samimiyetleri
Uzuyor…
Ertelenen her kelime, bir günü daha çalıyor
Çalınan her gün
Bir kez daha üstünden geçiyor benliğin
Unutulmuş sıfatların arasında
Kurumuş birkaç önemsiz kişi
Mühim olan nedir diyor?
Yoksa anlamıyorum,
Mühimleştirmek mi hata?
Anlamıyorum,
Yoksa gülüp geçmek mi,
Altından üstünden…
İşte bir şekilde nefes alıp vermek mi?
Mühim olan . . .
Kirli birkaç gözbebeğinin sığınağı mı?
Anlamıyorum,
Yoksa mühimleştirmek mi hata!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder