Karşılıksız susuyorum
Bileklerimi incecik bir bağ tutuyor
Nakışlı bir dilin sözleri bağlıyor aklımı
Geçmişi sulandırıp,geleceğe katıyorum
İngiliz çay saatinde buluşuyoruz
Alacalı bulacalı bir damak tadı oluşuyor.
Konuşmuyorum….
Karşılıksız bir matem içinde,
Tutam tutam umut saçıyorum her yere
Kalın geliyor üzerimde ki örtü
Daha da ince, daha da hafif olmalı derim
Uçmak istiyorum, anlayabiliyor musun?
Kaçırmak istiyorum aklımı,
Bir deliyle aynı fikirdeyiz!
Karşılıksız bekliyorum
Bir çift sözüm var, susmak için çok sebebim
Anlatacak çok derdim var!
Dinletmeye niyetim var ancak, söyletmek gücüme gidiyor
Zavallı çocuk, neyin içinde sarhoş bilmiyor
Fırsatı bulunca gözlerinden ruhuna akıtmak gerek bütün acıyı
Nasıl kızgınım ve nasıl soluk tenli
Göz bebeklerim sarardı, çünkü zihnim kararalı çok oluyor
Yeri göğü inleten sessizliğim nasıl korkutuyor beni
Hangi güne sakladığımı bilemediğim kelimeler var
Kime olduğunu bilemediğim kızgınlıklar
Şimdi saat erken, biraz karanlık çöksün
Zihnim aydınlıktır o zaman!
Açtığım her kapının ardında cesedinle buluşuyoruz
Her cadde başında, bina önünde
Bütün kadehlerde , incelikli minörlerde
Ve tüm yaşanmışlıkların içinde
Kapattığım her kapının sebebisin!
Karşılıksız susuyorum şimdi
Bir gün merak edip soracaktır cesaretine
Kinim paslanmıyor, nefretim her gün yeniden doğuyor
Tam alıştım derken yeniden bir sancı boğuyor nefesimi
Haketmedim biliyorsun,
Hak edemedik diyorum!
Haklıydım yani,
Bir türlü şaşırtamadın beni!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder